Şirketler Hukuku ve Şirketler Toplulukları

Şirketler Topluluğu: Hâkim ve Bağlı Şirket, Kayba Uğratma Yasağı, Tazminat İstemleri, Topluluk Raporları ve Azlık Hakları (TTK m. 195-209)

Türkiye'de bağlı şirketi bulunan yabancı bir grup, şirketleri arasında nakit, personel, sözleşme ve teminat aktarabilir. Uluslararası bir grubun hâkimiyetindeki bir Türk şirketinde yüzde kırk paya sahip ortak girişim ortağı ise grup, Türk şirketinin kardeş şirkete borç vermesine, ana şirketin banka kredisine garanti vermesine ya da yatırımlarını durdurmasına karar verdiğinde ne olacağını bilmek ister. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) bu sorulara şirketler topluluğuna ayrılmış özel bir bölümde, 195 ilâ 209. maddelerde cevap verir. Bu rehber; bir şirketin hangi hâllerde hâkim şirket, diğerinin bağlı şirket sayıldığını, hükümlerin neden yurt dışındaki bir hâkim teşebbüse de uzandığını, raporlama ve bildirim yükümlülüklerini, hâkimiyetin bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanılamayacağına ilişkin temel kuralı ve kaybın aynı faaliyet yılı içinde denkleştirilmesi istisnasını, azlık pay sahiplerinin ve alacaklıların tazminat ve pay satın alma istemlerini, yüzde yüz bağlı şirketlere özgü talimat rejimini ve özel denetimi açıklar. Yabancı ana şirketler, onların Türkiye'deki yöneticileri, azlık ortaklar ve topluluk şirketlerinin alacaklıları için yazılmıştır.

1. Bir Şirket Ne Zaman “Hâkim” Sayılır? TTK m. 195'teki Ölçütler

Topluluk bölümü bir tanımla başlar. TTK m. 195/1 uyarınca bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak:

  1. oy haklarının çoğunluğuna sahipse; veya
  2. şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse; veya
  3. kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa; ya da
  4. diğer şirketi bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa,

birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye'de ise Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır (TTK m. 195/1, son cümle). Yabancı bir grubun Türk bağlı şirketi, grubun diğer bütün şirketleri yurt dışında olsa bile bu sistemin içindedir.

Kanun bir de karine öngörür. Birinci fıkradaki hâller dışında, bir ticaret şirketinin başka bir ticaret şirketinin paylarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alabilecek miktarda paylarına sahip bulunması, birinci şirketin hâkimiyetinin varlığına karinedir (TTK m. 195/2). Bir hâkim şirketin bir veya birkaç bağlı şirket aracılığıyla bir diğer şirkete hâkim olması dolaylı hâkimiyettir (TTK m. 195/3). Hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte şirketler topluluğunu oluşturur; hâkim şirketler ana, bağlı şirketler yavru şirket konumundadır (TTK m. 195/4).

İki hüküm kapsamı daha da genişletir. TTK m. 195/5 uyarınca şirketler topluluğunun hâkiminin, merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde veya dışında bulunan bir teşebbüs olması hâlinde de 195 ilâ 209. maddeler ile Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır; hâkim teşebbüs tacir sayılır ve konsolide tablolar hakkındaki hükümler saklıdır. Dolayısıyla yabancı bir holding, bir fon yapısı, hatta işletme yürüten bir gerçek kişi yatırımcı da hâkim konumda olabilir. TTK m. 195/6 uyarınca ise topluluk hükümlerinin uygulanmasında “yönetim kurulu” terimi limited şirketlerde müdürleri, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile şahıs şirketlerinde yöneticileri, diğer tüzel kişilerde yönetim organını, gerçek kişilerde ise gerçek kişinin kendisini ifade eder.

Oranların nasıl hesaplanacağını TTK m. 196 düzenler: iştirak yüzdesi payların itibarî değerleri toplamının sermayeye oranlanmasıyla, oy yüzdesi kullanılabilen oy haklarının kullanılabilir tüm oy haklarına oranlanmasıyla bulunur; sermaye şirketinin kendi payları ile onun hesabına alınmış olup üçüncü kişilerin elindeki payları hesaplamada düşülür; bir ticaret şirketinin payları hesaplanırken ona bağlı şirketlerin sahip oldukları veya onun hesabına alınmış olup üçüncü kişilerin elindeki paylar da hesaba katılır.

Uzun bir ceviz toplantı masası boyunca yan yana oturan koyu takım elbiseli üç yönetici ve masanın yanında ayakta onlara konuşan lacivert takım elbiseli bir kadın avukat; masada kapalı koyu yeşil klasörler ve beyaz kahve fincanları, arkada şehir silueti bulanık görünen yüksek bir pencere
Hâkimiyet hem olgu hem hukuk meselesidir: oy haklarının çoğunluğuna sahip olan, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilen ya da diğerini sözleşmeyle hâkimiyeti altında tutan şirket hâkim şirkettir; şirketlerden birinin merkezi Türkiye'de olduğu anda TTK m. 195-209'daki topluluk hükümleri uygulanır.

2. Karşılıklı İştirak, Bildirim Yükümlülüğü ve Hâkimiyet Sözleşmesi

Karşılıklı iştirak. Birbirlerinin paylarının en az dörtte birine sahip bulunan sermaye şirketleri karşılıklı iştirak durumundadır (TTK m. 197). Bunlardan biri diğerine hâkimse ikincisi aynı zamanda bağlı şirket sayılır; her biri diğerine hâkimse ikisi de bağlı ve hâkim şirket kabul olunur. Bir sermaye şirketinin paylarını iktisap edip karşılıklı iştirak konumuna bilerek giren diğer bir sermaye şirketi, bu paylardan doğan toplam oylarıyla diğer pay sahipliği haklarının sadece dörtte birini kullanabilir; bedelsiz payları edinme hakkı hariç diğer tüm pay sahipliği hakları donar ve söz konusu paylar toplantı ve karar nisabının hesaplanmasında dikkate alınmaz (TTK m. 201/1). Bu sınırlama, bağlı şirketin hâkim şirketin paylarını iktisap etmesi veya iki şirketin birbirine hâkim olması hâlinde uygulanmaz (TTK m. 201/2).

Eşiklerin bildirimi. Bir teşebbüs, bir sermaye şirketinin sermayesinin doğrudan veya dolaylı olarak yüzde beşini, onunu, yirmisini, yirmibeşini, otuzüçünü, ellisini, altmışyedisini veya yüzde yüzünü temsil eden miktarda paylarına sahip olduğu ya da payları bu yüzdelerin altına düştüğü takdirde, durumu işlemlerin tamamlanmasını izleyen on gün içinde sermaye şirketine ve Kanun ile diğer kanunlarda gösterilen yetkili makamlara bildirir (TTK m. 198/1). Payların bu oranlarda kazanılması veya elden çıkarılması yıllık faaliyet ve denetleme raporlarında ayrı bir başlık altında açıklanır ve sermaye şirketinin internet sitesinde ilan edilir. Teşebbüsün ve sermaye şirketinin yönetim kurulu üyeleri ile yöneticileri de kendilerinin, eşlerinin, velayetleri altındaki çocuklarının ve bunların sermayelerinin en az yüzde yirmisine sahip bulundukları ticaret şirketlerinin o sermaye şirketindeki payları ile ilgili bildirimde bulunur. Bildirimler yazılı yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan olunur.

Yaptırım somuttur: bildirim ile tescil ve ilan yükümlülüğü yerine getirilmediği sürece ilgili paylara ait oy hakkı dâhil diğer haklar donar (TTK m. 198/2). Bir Türk sermaye şirketinde bu eşiklerden birini aşan yabancı alıcı, on günlük bildirimi kapanış işlemlerinin bir parçası olarak ele almalıdır.

Hâkimiyet sözleşmesi. Hâkimiyet bir sözleşmeye dayanıyorsa, hâkimiyet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için ticaret siciline tescil ve ilanı şarttır (TTK m. 198/3). Sözleşmenin geçersizliği, Kanun ile diğer kanunlardaki şirketler topluluğuna dair yükümlülük ve sorumluluklara ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel olmaz: hâkim şirket, sözleşmeyi tescil ettirmeyerek topluluk hükümlerinden kurtulamaz.

3. Topluluk İçinde Raporlar ve Bilgi Alma Hakları

Bağlı şirketin ilişkiler raporu. Bağlı şirketin yönetim kurulu, faaliyet yılının ilk üç ayı içinde, şirketin hâkim ve bağlı şirketlerle ilişkileri hakkında bir rapor düzenler (TTK m. 199/1). Raporda, geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketle, hâkim şirkete bağlı bir şirketle ya da hâkim şirketin yönlendirmesiyle onun veya ona bağlı bir şirketin yararına yapılan tüm hukuki işlemler ile bunların yararına alınan veya alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemler açıklanır. Hukuki işlemlerde edimler ve karşı edimler; önlemlerde önlemin sebebi ve şirket yönünden yarar ve zararları belirtilir. Zarar denkleştirilmişse, bunun faaliyet yılı içinde fiilen nasıl gerçekleştiği veya şirketin sağladığı hangi menfaatlere ilişkin olarak bir istem hakkı tanındığı ayrıca bildirilir.

Rapor, doğru ve dürüst hesap verme ilkelerine uygun olmalıdır (TTK m. 199/2). Yönetim kurulu raporun sonunda, hukuki işlemin yapıldığı veya önlemin alındığı ya da alınmasından kaçınıldığı anda kendilerince bilinen hâl ve şartlara göre, her bir hukuki işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığını ve önlemin şirketi zarara uğratıp uğratmadığını açıklar; şirket zarara uğramışsa zararın denkleştirilip denkleştirilmediğini de belirtir. Bu açıklama sadece yıllık faaliyet raporunda yer alır (TTK m. 199/3).

Hâkim şirketin yönetim kurulu üyelerinin bilgi hakkı. Hâkim şirketin her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanından; bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları, üç aylık hesap sonuçları, topluluk içi ilişkiler ve yapılan işlemler ile bunların sonuç ve etkileri hakkında bir rapor hazırlattırıp yönetim kuruluna sunmasını ve raporun sonuç kısmının yıllık rapor ile denetleme raporuna eklenmesini isteyebilir. Bağlı şirketler, red için yoruma yer bırakmayacak açıklıkta bir haklı sebebin varlığını ispat edemedikleri takdirde, gerekli bilgi ve belgeleri hâkim şirketin bu işle görevlendirdiği kişilere vermekle yükümlüdür (TTK m. 199/4).

Hâkim şirket pay sahiplerinin bilgi hakkı. Hâkim şirketin her pay sahibi genel kurulda; bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile hesap sonuçları, topluluk içi ilişkiler ve işlemler (pay sahipleri, yöneticiler ve bunların yakınlarıyla ilişkiler dâhil) ve bunların sonuçları hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkelerine uygun, doyurucu bilgi verilmesini isteyebilir (TTK m. 200/1). Anonim şirkette pay sahibinin genel kuruldaki bilgi alma hakkına karşılık gelen bilgi verme yükümü de 200. madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini kapsar (TTK m. 437/2).

4. Temel Kural: Hâkimiyet, Kayıp Denkleştirilmedikçe Bağlı Şirketi Kayba Uğratacak Şekilde Kullanılamaz

Bölümün özü TTK m. 202/1-a'dadır. Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi şunlara yöneltemez:

  • iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukuki işlemler yapmaya;
  • kârını azaltmaya ya da aktarmaya;
  • malvarlığını ayni veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya;
  • kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye;
  • ödemelerde bulunmaya;
  • haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek, yatırımlarını kısıtlamak veya durdurmak gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz etkileyen kararlar veya önlemler almaya yahut gelişmesini sağlayacak önlemleri almaktan kaçınmaya.

Yasak kendi istisnasını içerir: kayıp o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilirse ya da kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilerek en geç o faaliyet yılı sonuna kadar bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınırsa işlem yasak kapsamına girmez (TTK m. 202/1-a). Yani Kanun topluluk içi işlemleri yasaklamaz; yasakladığı, hâkimiyetin bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanılması ve bu kaybın süresinde denkleştirilmemesidir. Grubun finans yöneticisi için bunun anlamı açıktır: Türk şirketini kayba uğratan bir nakit havuzu, topluluk içi kredi, ana şirket lehine garanti ya da iş kolu devri için aynı faaliyet yılı içinde belgelenmiş bir denkleştirme veya Türk şirketi lehine denk değerde bir istem hakkı gerekir.

Kanun davalılara bağımsız bir şirketle kıyaslanan bir savunma da tanır. Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullar altında, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun olarak gözeten ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket eden bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından da yapılabileceği veya yapılmasından kaçınılabileceği ispat edilirse tazminata hükmedilemez (TTK m. 202/1-d). Bağımsız bir şirketin de aynı koşullarla yapabileceği bir işlem bu nedenle savunulabilir.

5. Kimler Dava Açabilir: Pay Sahipleri, Alacaklılar ve Mahkemenin Seçenekleri

Bağlı şirketin pay sahipleri. Denkleştirme faaliyet yılı içinde fiilen yerine getirilmez veya süresi içinde denk bir istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve onun kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerinden, şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir (TTK m. 202/1-b). Davayı pay sahibi açar, fakat tazmini istenen şirketin zararıdır. Hâkim, istem üzerine veya resen, somut olayda hakkaniyete uygun düşecekse, tazminat yerine 202. maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre davacı pay sahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir.

Bağlı şirketin alacaklıları. Alacaklılar da aynı bent uyarınca, şirket iflas etmemiş olsa bile, şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilir (TTK m. 202/1-c). Topluluğu tarafından nakdi çekilmiş bir Türk bağlı şirketinden alacaklı olan tedarikçi veya kredi veren için bu, iflası beklemeyen bir yoldur.

Usul. Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya kıyas yoluyla sorumluluk hükümlerinden TTK m. 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561 uygulanır (TTK m. 202/1-e). Hâkim teşebbüsün merkezi yurt dışında ise tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır (TTK m. 202/1-e); bu, azlık ortaklara ve alacaklılara yabancı bir ana şirkete karşı Türkiye'de bir mahkeme sağlar.

Bağlı şirketin yöneticileri. Bağlı şirketin yöneticileri, bu madde hükümleri dolayısıyla pay sahiplerine ve alacaklılara karşı doğabilecek sorumluluklarının tüm hukuki sonuçlarını bir sözleşme ile üstlenmesini hâkim teşebbüsten isteyebilir (TTK m. 202/5).

Boş bir ceviz toplantı masası üzerinde düz koyu yeşil kapaklı büyük kapalı bir klasör ve biraz uzağında düz gri kapaklı daha küçük kapalı bir klasör, aralarında iki siyah kalem; arkada bulanık görünen boş deri koltuklar
Büyük dosya küçüğünü yutmaz: topluluk içinde her şirketin malvarlığı kendisinindir; hâkimiyetin kullanılmasıyla bağlı şirkette doğan kayıp aynı faaliyet yılı içinde denkleştirilmezse pay sahipleri ve alacaklılar şirketin zararının tazminini isteyebilir.

6. Hâkimiyetle Gerçekleştirilen Yapısal Kararlar: Tazminat veya Payların Satın Alınması

Önemli yapısal kararlar için ayrı bir yol vardır. TTK m. 202/2 uyarınca hâkimiyetin uygulanması ile gerçekleştirilen ve bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemlerde:

  • genel kurul kararına red oyu verip tutanağa geçirten; veya
  • yönetim kurulunun bu ve benzeri konulardaki kararlarına yazılı olarak itiraz eden

pay sahipleri, hâkim teşebbüsten zararlarının tazminini veya paylarının satın alınmasını mahkemeden isteyebilir. Satın alma bedeli, varsa en az borsa değeridir; böyle bir değer bulunmuyorsa veya borsa değeri hakkaniyete uygun düşmüyorsa gerçek değer ya da genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek değerdir; değer belirlenirken mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınır. Tazminat veya payların satın alınmasını istem davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar (TTK m. 202/2).

Dava açılınca, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutardaki paranın teminat olarak mahkemece belirlenecek bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verilir; teminat yatırılmadığı sürece genel kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir işlem yapılamaz (TTK m. 202/3). Kötüniyetli davanın da bir karşı riski vardır: 202. maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen davaların kötüniyetle açılması hâlinde davalı, uğradığı zararın müteselsilen tazmin edilmesini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan isteyebilir. Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede pay sahiplerine ve ortaklara tanınmış bulunan diğer haklar saklıdır (TTK m. 202/4).

7. Yüzde Yüz Bağlı Şirketler, Özel Denetim ve Topluluk İtibarı

Tam hâkimiyette talimat. Bir ticaret şirketi bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde yüzüne sahipse, hâkim şirketin yönetim kurulu, topluluğun belirlenmiş ve somut politikalarının gereği olmak şartıyla, kaybına sebep verebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşısalar bile, bağlı şirketin yönlendirilmesine ve yönetimine ilişkin talimat verebilir; bağlı şirketin organları talimata uymak zorundadır (TTK m. 203). Kesin bir sınır vardır: bağlı şirketin ödeme gücünü açıkça aşan, varlığını tehlikeye düşürebilecek olan veya önemli varlıklarını kaybetmesine yol açabilecek nitelik taşıyan talimat verilemez (TTK m. 204). Bağlı şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri ve sorumlu tutulabilecek ilgililer, 203 ve 204. madde kapsamındaki talimatlara uymaları nedeniyle şirkete ve pay sahiplerine karşı sorumlu tutulamaz (TTK m. 205).

Alacaklıların dava hakkı saklı kalır. Hâkim şirketin ve yöneticilerinin 203. madde çerçevesinde verdikleri talimatlar dolayısıyla bağlı şirkette oluşan kayıp, o hesap yılı içinde denkleştirilmez veya zamanı ve şekli de belirtilerek şirkete denk bir istem hakkı tanınmazsa, zarara uğrayan alacaklılar hâkim şirkete ve onun kayıptan sorumlu yönetim kurulu üyelerine karşı tazminat davası açabilir (TTK m. 206/1); davalılar TTK m. 202/1-d'deki bağımsız şirket savunmasına dayanabilir ve davaya TTK m. 202/1-e uygulanır. Krediden ve benzeri sebeplerden kaynaklanan alacaklarda davalılar, davacının denkleştirmenin yapılmadığını veya istem hakkının tanınmadığını bilerek alacağı doğuran ilişkiye girdiğini ya da işin niteliği gereği bunu bilmesi gerektiğini ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir (TTK m. 206/2).

Özel denetim. Denetçi, özel denetçi veya riskin erken saptanması ve yönetimi komitesi, bağlı şirketin hâkim şirketle veya diğer bir bağlı şirketle ilişkilerinde hilenin veya dolanın varlığını belirtir şekilde görüş bildirmişse, bağlı şirketin her pay sahibi, konunun açıklığa kavuşturulması amacıyla şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir (TTK m. 207). Anonim şirkette ayrıca, denetçi şirketin hâkim şirketle veya topluluk şirketleriyle ilişkileri hakkında sınırlı olumlu görüş veya kaçınma yazısı yazmışsa ya da yönetim kurulu şirketin topluluk tarafından kayba uğratıldığını ve denkleştirme yapılmadığını açıklamışsa, herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine asliye ticaret mahkemesi tarafından özel denetçi atanabilir (TTK m. 406/1).

Satın alma hakkı ve topluluk itibarı. Bölüm ayrıca, paylar ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahip hâkim şirketin, azlık şirketin çalışmasını engelliyor, dürüstlük kuralına aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca hareket ediyorsa azlığın paylarını satın alma hakkını (TTK m. 208) ve hâkim şirketin, topluluk itibarının topluma veya tüketiciye güven veren bir düzeye ulaştığı hâllerde bu itibarın kullanılmasının uyandırdığı güvenden sorumlu olduğunu (TTK m. 209) düzenler.

8. Topluluk Hükümlerindeki Yolların Karşılaştırması

DurumKim harekete geçebilirNe istenebilirTemel şart veya sınır
Hâkimiyetin bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanılması (TTK m. 202/1)Bağlı şirketin her pay sahibi; alacaklılarŞirketin zararının tazmini; alacaklılar zararın şirkete ödenmesini ister; mahkeme tazminat yerine payların satın alınmasına karar verebilirKayıp faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilmemiş ve yıl sonuna kadar denk istem hakkı tanınmamış olmalı; bağımsız şirket savunması
Haklı sebebi açıkça anlaşılamayan yapısal karar (TTK m. 202/2)Genel kurulda red oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulu kararına yazılı itiraz eden pay sahipleriHâkim teşebbüsten tazminat veya paylarının satın alınmasıKarar veya ilan tarihinden itibaren iki yılda zamanaşımı; teminat yatırılmadıkça karara ilişkin işlem yapılamaz
Yüzde yüz toplulukta talimat (TTK m. 203-206)Zarara uğrayan alacaklılarHâkim şirketten ve sorumlu yönetim kurulu üyelerinden tazminatKayıp hesap yılı içinde denkleştirilmemiş olmalı; ödeme gücünü açıkça aşan talimat verilemez
Topluluk ilişkilerinde hile veya dolan şüphesi (TTK m. 207, 406)Bağlı şirketin pay sahipleriAsliye ticaret mahkemesince özel denetçi atanmasıHile veya dolanı belirten denetçi veya komite görüşü; ya da sınırlı olumlu görüş, kaçınma yazısı veya denkleştirilmemiş kayba ilişkin yönetim kurulu açıklaması
Eşiklerin bildirilmemesi (TTK m. 198)Kendiliğinden uygulanırOy hakkı dâhil diğer haklar donarOn gün içinde bildirim, tescil ve ilan

Yabancı gruplar için kanun metninden üç adım çıkar: her topluluk içi işlemi, denkleştirmesi veya tanınan istem hakkıyla birlikte aynı faaliyet yılı içinde kayda geçirmek; eşik bildirimlerini on gün içinde yapmak; hâkimiyet sözleşmesini tescil ve ilan ettirmek. Azlık ortaklar ve alacaklılar için başlangıç noktası, bağlı şirketin ilişkiler raporu ve genel kuruldaki bilgi alma haklarıdır.

Sıkça sorulan sorular

Ana şirket yurt dışındaysa Türk şirketler topluluğu hükümleri uygulanır mı?

Evet. Şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye'de ise hükümler uygulanır (TTK m. 195/1); topluluğun hâkimi, merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde veya dışında bulunan bir teşebbüs olduğunda da uygulanır (TTK m. 195/5). Hâkim teşebbüsün merkezi yurt dışındaysa tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır (TTK m. 202/1-e).

Ana şirket, Türk bağlı şirketine grubun banka kredisi için garanti verdirebilir mi?

Kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmek, bağlı şirketi kayba uğratıyorsa hâkim şirketin bağlı şirketi yöneltemeyeceği işlemler arasında sayılır (TTK m. 202/1-a). Kayıp aynı faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilirse ya da kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilerek en geç o faaliyet yılı sonuna kadar bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınırsa işlem yasak kapsamına girmez.

Yüzde otuz paylı bir ortak olarak ana şirkete kendim dava açabilir miyim?

Evet. Denkleştirme süresinde yapılmazsa bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerinden şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir (TTK m. 202/1-b). Hâkim, istem üzerine veya resen, somut olayda hakkaniyete uygun düşecekse tazminat yerine paylarınızın hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir.

Çoğunluk grubunun hâkimiyetle gerçekleştirdiği bir birleşmeye karşı ne kadar sürem var?

TTK m. 202/2'deki tazminat veya payların satın alınması davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Genel kurulda red oyu verip tutanağa geçirtmiş ya da yönetim kurulu kararına yazılı olarak itiraz etmiş olmanız gerekir.

Alacaklı, bağlı şirket iflas etmeden harekete geçebilir mi?

Evet. TTK m. 202/1-c uyarınca alacaklılar, şirket iflas etmemiş olsa bile şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilir. Yüzde yüz toplulukta, talimatlar nedeniyle zarara uğrayan alacaklıların ayrıca TTK m. 206'ya dayanan dava hakkı vardır.

On günlük pay bildirimini yapmazsak ne olur?

Bildirim ile tescil ve ilan yükümlülüğü yerine getirilmediği sürece ilgili paylara ait oy hakkı dâhil diğer haklar donar (TTK m. 198/2).

Yüzde yüz paya sahip ana şirketin bağlı şirket üzerinde sınırsız yetkisi var mı?

Hayır. Kayba sebep olabilecek talimatı ancak topluluğun belirlenmiş ve somut politikalarının gereği olmak şartıyla verebilir (TTK m. 203); bağlı şirketin ödeme gücünü açıkça aşan, varlığını tehlikeye düşürebilecek veya önemli varlıklarını kaybetmesine yol açabilecek talimat verilemez (TTK m. 204). Kayıp denkleştirilmezse zarara uğrayan alacaklıların dava hakkı vardır (TTK m. 206).

Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?İlgili çalışma alanı rehberimizi inceleyebilir veya yasal süreler ve aşamalar için durumunuzu test edebilirsiniz.

İlgili yazılar

Anonim Şirketlerde Sermaye Kaybı, Borca Batıklık (TTK m. 376) ve Yönetim Kurulu SorumluluğuŞirketin Kendi Paylarını Satın Alması: %10 Sınırı, Yönetim Kurulunun İhtiyaç Duyduğu Yetki ve Şirketin Elindeki Payların Yapamadıkları (TTK 379-389)Yönetim Kurulu Cevap Vermeyi Bıraktığında: Anonim Şirkette Bilgi Alma, İnceleme Hakkı ve Özel Denetçi (TTK 437-444)Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyesinin Şirketle İşlem Yapma, Borçlanma ve Rekabet Yasağı (TTK m. 395 ve 396)
Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın.

★★★★★ 4.9 60 Google değerlendirmesi
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — çağrı merkezi değil
WhatsAppE-postaRandevu alın