Bankacılık ve Finans Hukuku

Bankacılık ve Finans Hukuku: Kredi ve Banka Uyuşmazlıkları

Bankanızla bir sorununuz varsa ilk soru şudur: bu iş hangi kapıdan çözülür? Tüketici konumundaki bireysel müşteriler için yol, tutarına göre tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesidir; ticari kredi kullanan bir şirket için yol asliye ticaret mahkemesidir. Teminat paraya çevriliyorsa süreç icra dairesi ve icra mahkemesi üzerinden yürür; hangi merciye, hangi sürede başvurulacağı takibin türüne göre değişir. Bankacılık ve finans alanında önce doğru mercii ve elinizdeki belgenin gerçekte ne kadar iddiayı taşıdığını tespit ediyor, sonra süreci baştan sona yürütüyoruz: kredi ve teminat sözleşmelerinin incelenmesi, haksız alınan ücret ve masrafların iadesi, ipotek ve kefaletten doğan uyuşmazlıklar, temerrüt ve muacceliyet savunmaları, yapılandırma görüşmeleri, ödeme kuruluşu ve elektronik para uygulamalarına ilişkin işler. İstanbul Kâğıthane merkezliyiz, Türkiye genelinde dosya takip ediyoruz.

İlgili mevzuat5411 sayılı Bankacılık Kanunu · 6502 sayılı TKHK · 5464 sayılı Kanun · 6493 sayılı Kanun
Düzenleyici otoriteBankalar: BDDK · Ödeme ve elektronik para kuruluşları: TCMB
Cayma hakkıTüketici kredisinde 14 gün; anapara ve akdî faiz cayma bildiriminden sonra en geç 30 günde iade (6502 m. 24)
Muacceliyet şartıBirbirini izleyen en az 2 taksit + en az 30 gün uyarı (6502 m. 28 ve 34)
Başvuru mercileriTüketici hakem heyeti · Tüketici mahkemesi · Asliye ticaret mahkemesi · İcra dairesi ve icra mahkemesi
Hizmet bölgesiİstanbul (Kâğıthane) ve Türkiye geneli

Bankacılık ve finans hukuku ne zaman gerekir?

Bankayla yaşanan sorunların çoğu aynı yerden başlar: sözleşme okunmadan imzalanır. Sorun; taksitler aksadığında, hesaptan tanınmayan bir ücret çekildiğinde ya da kefil olunan borç kefile döndüğünde görünür hâle gelir. O aşamada iş, hangi hükmün bağlayıcı olduğunu, hangisinin kanun karşısında ayakta kalamayacağını ayırt etmeye dönüşür.

Bu alan tek bir kanunla yürümez: bankaların yükümlülükleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, bireysel müşterinin korunması 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, sözleşme-faiz-kefalet 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, ticari işler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, ödeme ve elektronik para kuruluşları 6493 sayılı Kanun kapsamındadır. Teminat paraya çevrildiğinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu devreye girer.

  • Kredi sözleşmesi incelemesi ve müzakeresi (bireysel, konut, taşıt, ticari)
  • Haksız ücret, komisyon ve masraf iadesi talepleri
  • İpotek, rehin ve kefaletten doğan uyuşmazlıklar
  • Temerrüt, muacceliyet ve yeniden yapılandırma
  • Banka takiplerine itiraz ve menfi tespit davaları
  • Kredi kartı ve haksız kullanım iddiaları
  • Ödeme kuruluşu hesaplarında bloke ve iade sorunları
İpucu: Uyuşmazlıkların önemli bölümü, sonradan tartışılan bir cümlenin imzadan önce görülmesiyle hiç doğmayabilecek niteliktedir; sözleşme metnini imza aşamasından önce hukuki incelemeye açmak bu nedenle değerlidir.

Kredi sözleşmesinde nelere bakılır?

Kredi sözleşmesi bankanın önceden hazırladığı bir metindir; müzakere edilmemiş olması onu geçersiz kılmaz, ama denetime açık hâle getirir.

6502 sayılı Kanun m. 22 uyarınca tüketici kredisi sözleşmesi yazılı olarak ya da mesafeli kurulmadıkça geçerli olmaz; geçerli bir sözleşme yapmamış olan kredi veren, sonradan geçersizliği tüketicinin aleyhine ileri süremez. M. 4 uyarınca sözleşme en az on iki punto, açık ve okunabilir olmalı, bir nüshası tüketiciye verilmelidir; sözleşmedeki koşullar süre içinde tüketici aleyhine değiştirilemez.

  • Faizin sabit mi değişken mi olduğu, değişkense neye bağlandığı
  • Ücret ve komisyon kalemlerinin sözleşme ekinde ayrıca yazılı olup olmadığı
  • Muacceliyet şartının nasıl kurgulandığı
  • Teminat yapısı: ipotek üst sınırı, rehin kapsamı, kefaletin türü ve süresi
  • Temerrüt faizi oranı ve gecikmede işleyecek yan maliyetler
Yasal dayanak: 6502 sayılı Kanun m. 5 uyarınca tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik yaratan şartlar haksız şarttır ve kesin olarak hükümsüzdür; sözleşmenin geri kalanı geçerliliğini korur. Bir şartın münferiden müzakere edildiğini iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür.

Haksız banka masrafı ve ücret iadesi

En sık gelen soru şudur: bankanın kestiği dosya masrafı geri alınabilir mi? Cevap, bedelin hangi kaleme dayandığına ve müşterinin tüketici mi tacir mi olduğuna bağlıdır.

6502 sayılı Kanun m. 4/3 uyarınca tüketiciden; sunulan hizmet kapsamında haklı olarak beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin zaten yasal yükümlülüğü olan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaatine yaptığı masraflar için ek bedel talep edilemez. Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar bakımından faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile usul ve esasları, Bakanlığın görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir; yani alınabilecek kalemler serbest değildir.

Ayrıca m. 31/1 uyarınca belirli süreli kredi sözleşmesi için açılan ve yalnızca krediyle ilgili işlemlerin yapıldığı hesaba ilişkin tüketiciden hiçbir isim altında ücret istenemez; m. 31/3 uyarınca kart çıkaran kuruluşlar, yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret alınmayan bir kredi kartı türü sunmak zorundadır.

Dikkat: Bu koruma tüketici sıfatındaki müşteriye tanınmıştır. Ticari kredide alınan komisyonlar aynı rejime tabi değildir; orada tartışma sözleşmenin ve genel işlem koşullarının denetimi ile dürüstlük kuralı üzerinden yürür.

Nereye başvurulur? Hakem heyeti, mahkeme, icra ve arabuluculuk

Doğru mercii seçmek dosyanın ilk stratejik kararıdır; yanlış kapıya gitmek zaman kaybettirir.

YolKim kullanır?KapsamÖn şart
Tüketici hakem heyetiTüketici sıfatındaki müşteriParasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarTarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla sınır altında başvuru zorunlu; sınır üstünde başvurulamaz (m. 68/1)
Tüketici mahkemesiTüketici sıfatındaki müşteriSınırın üstü ve hakem heyeti kararlarına itirazKural olarak arabuluculuk dava şartı (m. 73/A)
Asliye ticaret mahkemesiTicari kredi kullanan tacirTicari nitelikteki banka uyuşmazlıklarıKonusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava şartı olarak arabuluculuk (TTK m. 5/A); bu kapsam dışındaki ticari talepler (örneğin ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz istemi) bakımından TTK m. 5/A'daki şart aranmaz
İcra dairesiTakip başlatılan borçluÖdeme emrine itirazİpoteğin paraya çevrilmesinde (İİK m. 149/b) ödeme emrine itiraz, tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yapılır (İİK m. 150, 150/a ve 62)
İcra mahkemesiTakip başlatılan borçluŞikâyet, icranın geri bırakılması, itirazın kaldırılması ve kambiyo takibinde itirazİcra emrine karşı icranın geri bırakılması (İİK m. 149/a); itirazın kaldırılması (İİK m. 150/a); kambiyo senedine dayalı takipte itiraz ve şikâyet 5 gün içinde icra mahkemesine (İİK m. 168)
Yasal dayanak: Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla, parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvurulamaz (6502 m. 68/1). Hakkınızda icra takibi varsa İİK'daki itiraz ve dava yolları bu zorunluluktan etkilenmez. Parasal sınırlar m. 68/4 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranında artırılır; güncel tutar başvuru tarihine göre teyit edilir.
Dikkat: M. 73/A uyarınca tüketici mahkemelerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmak dava şartıdır; hakem heyetinin görev kapsamındaki uyuşmazlıklar ile hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar bu şartın dışındadır. Ticari tarafta arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde, zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatarak sonuçlandırır (TTK m. 5/A/2).

Cayma hakkı ve krediyi erken kapatma

Krediden vazgeçmek ya da krediyi erken kapatmak sanıldığı kadar kapalı bir kapı değildir; kanun iki ayrı imkân tanır.

KonuTüketici kredisiKonut finansmanı
Cayma hakkı14 gün içinde, gerekçesiz ve cezai şart ödemeksizin (m. 24). Cayma hâlinde borç kendiliğinden sona ermez: krediden faydalanan tüketici, anaparayı ve kredinin kullanıldığı tarihten geri ödendiği tarihe kadar tahakkuk eden akdî faizi, cayma bildirimini kredi verene gönderdikten sonra en geç otuz gün içinde geri ödemek zorundadır (m. 24/3)Konut finansmanı bölümünde (m. 32-39) tüketici kredisindekine benzer bir cayma hakkı ayrıca düzenlenmemiştir
Erken ödemeHer zaman mümkün; kredi veren faiz ve diğer maliyet unsurlarında indirim yapmakla yükümlü (m. 27)Mümkün; indirim zorunlu (m. 37)
Erken ödeme tazminatıKanunda tüketici kredisi için ayrıca öngörülmemiştirSabit faizli kredide sözleşmede yer alması kaydıyla istenebilir; üst sınır m. 37/2'dedir
Dikkat: Cayma bildirimini göndermek tek başına yeterli değildir. Otuz gün içinde ödeme yapılmazsa tüketici kredisinden cayılmamış sayılır (6502 m. 24/3). Tüketiciden, hesaplanan akdî faiz ile kamu kurumlarına veya üçüncü kişilere ödenmiş masraflar dışında bir bedel istenemez. Erken ödemede indirim ise bir lütuf değil, kredi verenin yükümlülüğüdür (m. 27).

Kredi bağlantılı sigorta ve yan ürün dayatması

"Sigorta yaptırmazsanız kredi çıkmaz" cümlesi çok sayıda dosyanın çıkış noktasıdır; kanun bu alanı 2022 değişikliğiyle sıkılaştırdı.

Yasal dayanak: 6502 sayılı Kanun m. 29 (tüketici kredisi) ve m. 38 (konut finansmanı) uyarınca tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi bağlantılı sigorta yaptırılamaz. Kredi veren, sigorta içeren bir sözleşme sunabilmek için sigorta içermeyen bir sözleşmeyi de teklif etmek zorundadır. Tüketicinin istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat kabul edilmek zorundadır; kredi bağlantılı sigorta, meblağ sigortalarında kalan borç tutarı ve vadeyle uyumlu olmalıdır. Tüketici kredisi sözleşmesi, krediyle ilgili olanlar hariç, yan finansal ürün ve hizmetlerin satın alınması şartına bağlanamaz.

Uygulamada mesele üç soruya iner: sigorta için açık talep var mı, sigortasız bir alternatif teklif edildi mi ve poliçenin teminat tutarı kalan borçla orantılı mı? Cevaplar olumsuzsa ödenen primler bakımından iade talebi gündeme gelir.

Kredi kartı uyuşmazlıkları: limit, asgari ödeme ve haksız kullanım

Kredi kartlarının kendi kanunu vardır: 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu. M. 9 uyarınca kart çıkaran kuruluşlar, kart hamilleri talep etmedikçe limitleri artıramaz; limitin aşılması hâlinde aşılan miktara işlem tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için akdi faiz dışında ücret talep edilemez. M. 15 uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin iletişim araçlarıyla yapılan alımlardaki hukuka aykırı kullanımlardan hamil sorumlu tutulamaz. M. 24 uyarınca asgari ödeme tutarı dönem borcunun yüzde yirmisinden az olamaz.

Yasal dayanak: 5464 sayılı Kanun m. 12 uyarınca kartın ya da kart bilgilerinin kaybolması veya çalınması hâlinde kart hamili, yapacağı bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan yüz elli Türk Lirası (kanun metninde "yüzelli Yeni Türk Lirası") ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Hukuka aykırı kullanım hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanıyorsa ya da bildirim hiç yapılmamışsa bu sınır uygulanmaz.

İki kayıt önemlidir. Kanundaki bu tutar 2006 tarihli metinden gelmekte olup m. 47 uyarınca Kurul kararıyla artırılabilir; başvuru tarihinde geçerli tutarı ayrıca teyit ederiz. Ayrıca bu koruma bireysel karta ilişkindir: m. 43 uyarınca Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 9, 12, 24, 25, (üçüncü fıkrası hariç) 26 ve 44 üncü madde hükümleri, tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında uygulanmaz.

Temerrüt, muacceliyet ve ipoteğin paraya çevrilmesi

Kredi aksadığında bankanın ilk hamlesi genellikle borcun tamamını muaccel kılma ihtarıdır; bu hamlenin de kuralları vardır ve pratikte eksik uygulandığı görülür.

Yasal dayanak: 6502 sayılı Kanun m. 28 (belirli süreli tüketici kredisi) ve m. 34 (konut finansmanı) uyarınca kredi veren, borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa bu hakkı ancak bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanabilir. Bunun için tüketiciye en az otuz gün süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması zorunludur.

Elinde ipotekİpotekTaşınmaz üzerinde kurulan rehinBir borcun teminatı olarak taşınmaz üzerine konulan ve tapuya tescil edilen rehin hakkı.Sözlük → olan banka ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gider. İİKİİK2004 sayılı İcra ve İflâs KanunuTürkiye'de borçların icra yoluyla tahsilini ve iflâs sürecini düzenleyen kanun.Sözlük → m. 149 uyarınca ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı içeriyor ve alacak muaccelse borçluya doğrudan icra emri gönderilir; borcun otuz gün içinde ödenmesi, aksi hâlde ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı getirilmezse taşınmazın satışının istenebileceği bildirilir. Kayıtsız şartsız ikrar yoksa İİK m. 149/b uyarınca ödeme emriÖdeme emriİcra dairesinin borçluya tebliğ ettiği resmî ödeme çağrısıİcra Dairesi'nin takibi başlatmak için borçluya tebliğ ettiği resmî belge — ve itiraz için kısa bir süreyi başlatır.Sözlük → gönderilir; ödeme süresi otuz gün, itiraz süresi yedi gündür ve bu itiraz icra dairesine yapılır (İİK m. 150, 150/a ve 62).

Süreye dikkat: Süreler tebliğ tarihinden itibaren işler ve takibin türüne göre 5 veya 7 gün olabilir; kambiyo senedine dayalı takipte itiraz ve şikâyet beş gün içinde icra mahkemesine yapılır (İİK m. 168). İcra emri veya ödeme emri tebliğ edildiğinde belgeyi vakit kaybetmeden bir avukata göstermek gerekir. Takip tarafını icra ve alacak tahsili alanıyla birlikte yürütürüz.

Teminatlar: ipotek, rehin ve kefalet

Kredi ilişkisinde asıl risk çoğu zaman borçluda değil, teminat verenlerdedir. Şirketin kredisine kefil olan ortak ya da evini ipotek eden aile üyesi, borç aksadığında doğrudan hedeftir.

TeminatNeyi bağlar?Temel kural
İpotekBelirli bir taşınmazTapuya tescille kurulur; anapara ya da üst sınır ipoteği olabilir
Taşınır rehniAraç, makine, stok, işletmeSicile tescil ya da zilyetliğin devri; kapsamı sicille sınırlıdır
KefaletKefilin tüm malvarlığıKatı şekil şartlarına tabidir; şekle aykırılık geçersizlik doğurur
Yasal dayanak: TBK m. 583 uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefilin bunları ve müteselsil kefil olduğunu kendi el yazısıyla yazması şarttır. M. 584 uyarınca kural olarak eşin yazılı rızası gerekir; ticaret siciline kayıtlı işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili verilen kefaletlerde bu rıza aranmaz. M. 598 uyarınca gerçek kişinin verdiği her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.

Bir ayrıntı bireysel müşteriler için belirleyicidir: 6502 sayılı Kanun m. 4/6 uyarınca tüketici işlemlerinde tüketicinin edimlerine karşılık alınan şahsi teminatlar, hangi isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır; yani alacaklının önce asıl borçluyu takip etmesi gerekir. Taşınmaz teminatlarında gayrimenkul alanıyla birlikte çalışırız.

Faiz uyuşmazlıkları: hangi rejim uygulanır?

Faiz tartışmalarında en yaygın yanılgı, her sözleşmeye aynı üst sınırın uygulandığının sanılmasıdır. Hangi rejimin geçerli olacağı, işin ticari iş sayılıp sayılmadığına bağlıdır.

Yasal dayanak: TBK m. 88 uyarınca sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, mevzuata göre belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını; TBK m. 120 uyarınca sözleşmesel temerrüt faizi oranı ise yüzde yüz fazlasını aşamaz. TTK m. 8/1 uyarınca ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir; bileşik faiz yalnızca cari hesaplarda ve her iki taraf bakımından ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde, üç aydan aşağı olmamak üzere kararlaştırılabilir.

Bir ayrım burada kritiktir: TTKTTK6102 sayılı Türk Ticaret KanunuTacirleri, şirketleri, kıymetli evrakı, sigortayı ve taşımayı düzenleyen kanun — yabancı bir işletmenin fiilen içinde çalıştığı çerçeve.Sözlük → m. 19/2 uyarınca taraflardan yalnız biri için ticari iş sayılan sözleşmeler diğeri için de ticari iş sayılır. Banka kredisi banka bakımından ticari iş olduğundan, sözleşme bireysel müşteri bakımından da ticari iş niteliğindedir ve TTK m. 8/1'deki faiz serbestisi uygulanır; TBKTBK6098 sayılı Türk Borçlar KanunuTürkiye'deki neredeyse her özel hukuk sözleşmesinin arkasındaki kanun — sözleşme, haksız fiil, kira, hizmet, vekâlet ve sebepsiz zenginleşme.Sözlük → m. 88 ve 120'deki üst sınırlar banka kredilerinde doğrudan ölçü alınmaz. Bireysel müşterinin korunması, TTK m. 8/3'ün saklı tuttuğu tüketici mevzuatından gelir: 6502 m. 4/7 uyarınca temerrüt dâhil bileşik faiz uygulanamaz, m. 25 uyarınca belirli süreli tüketici kredisinde faiz sabit belirlenir ve tüketici aleyhine değiştirilemez; azami faiz ve ücret oranları ise TCMB tarafından belirlenir.

Uygulamada iş, sözleşmedeki oranı okumaktan ibaret değildir; hesap ekstresinin sözleşmeye ve kanuna uygun işletilip işletilmediğini kalem kalem karşılaştırmaktır.

Ticari kredi, teminat mektubu ve fintech

Ticari kredi ilişkisinde tüketici koruması yoktur; buna karşılık şirketin elinde başka araçlar vardır. Uyuşmazlık genellikle üç noktada düğümlenir: kredinin tek taraflı kesilmesi, teminatın sözleşmede yazandan geniş yorumlanması ve teminat mektubunun haksız yere tazmin edilmesi. 5411 sayılı Kanun m. 48 kredi kavramını geniş tanımlar: nakdî kredilerin yanı sıra teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval ve ciro gibi gayrinakdî krediler de kredi sayılır.

  • Muhatabın tazmin talebi mektup metnindeki koşullara uygun mu?
  • Talep açıkça kötüniyetli ya da hakkın kötüye kullanılması niteliğinde mi?
  • Ödeme yapılmadan önce ihtiyati tedbir koşulları oluşmuş mu?

Fintech tarafında çerçeve 6493 sayılı Kanun'dur ve yetkili merci farklıdır: m. 3 uyarınca Kanunda geçen "Banka" ifadesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nı ifade eder; ödeme ve elektronik para kuruluşlarının izni ve denetimi BDDK'da değil TCMB'dedir. M. 14 uyarınca ödeme kuruluşu anonim şirket olarak kurulmalı, şikâyet ve itiraz birimlerini oluşturmalıdır ve kredi verme faaliyetinde bulunamaz; m. 22 uyarınca toplanan fonlar korunur.

Dikkat: 6493 sayılı Kanun m. 28 uyarınca gerekli izinleri almaksızın ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi faaliyet gösterenler ile bu izlenimi yaratacak ifadeleri unvanında, belgelerinde veya ilanlarında kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Şirket ve sözleşme altyapısını şirketler hukuku ve sözleşme alanlarıyla birlikte kurgularız.

Belge talebi, banka sırrı, BDDK ve mevduat zamanaşımı

Dosyayı hazırlamanın ilk adımı belge toplamaktır ve pek çok müşteri bankanın belge vermek zorunda olduğunu bilmez.

Yasal dayanak: 5411 sayılı Kanun m. 76 uyarınca bankalar, müşterilerinin verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorusuna cevap verecek bir sistem kurmakla yükümlüdür; kredi sözleşmelerinin onaylı bir örneğini müşterilerine vermek zorundadır ve talepleri hâlinde diğer işlemlere ilişkin belgelerin bir örneği de verilir.

Madalyonun diğer yüzü sır yükümlülüğüdür. M. 73 uyarınca müşteri ilişkisi kurulduktan sonra oluşan veriler müşteri sırrıdır; kanunda sayılan istisnalar dışında, 6698 sayılı KVKKKVKK6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması KanunuTürkiye'nin veri koruma kanunu — kişisel verinin toplanması, saklanması ve aktarılmasına dair kurallar ile bunları uygulayan kurum.Sözlük → uyarınca açık rıza alınsa dahi, müşteriden gelen bir talep ya da talimat olmaksızın üçüncü kişilerle paylaşılamaz. Sonuç iki yönlüdür: kendi dosyanıza ilişkin belgeyi talep etme hakkınız vardır; üçüncü kişinin banka bilgisine ulaşmanın yolu ise mahkeme kanalıdır. Veri paylaşımından doğan ihlal iddialarını KVKK ve bilişim alanıyla ele alırız.

M. 93 uyarınca BDDK'nın görevi finansal istikrarı, kredi sisteminin etkin çalışmasını ve tasarruf sahiplerinin haklarını korumaktır; bireysel alacağınıza hükmetmez, paranın iadesi hakem heyeti, tüketici mahkemesi veya genel mahkemeler yoluyla istenir. M. 80 uyarınca kuruluş birlikleri, üyeleri ile bireysel müşteriler arasındaki ihtilaflar için hakem heyeti oluşturmakla görevlidir. Uyuşmazlık her zaman kredi tarafında da değildir: m. 62 uyarınca mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin son talebi, işlemi veya yazılı talimatından itibaren on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir ve ilan sonrası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna gelir kaydedilir.

Bankacılık uyuşmazlıklarında çalışma biçimimiz

Bankanın karşısındaki en büyük dezavantaj bilgi asimetrisidir: bankanın elinde tüm kayıt ve hesap geçmişi vardır, müşterinin elinde çoğu zaman birkaç ekstre ve bir ihtarname. İşin ilk kısmı bu dengesizliği kapatmaktır.

  • Önce belge, sonra iddia. Kredi dosyası, sözleşme ve ekleri, bilgi formu, poliçe ve hesap hareketleri toplanmadan iddia kurgulanmaz.
  • Ön değerlendirme. Talebin hangi kısmının hukuken karşılığı olduğunu, hangi kısmının olmadığını başta paylaşırız.
  • Doğru mercii, doğru sürede. Hakem heyeti mi mahkeme mi, arabuluculuk şartı var mı, icra süreleri işliyor mu — bu üç soru ilk aşamada cevaplanır.
  • Uyuşmazlık kadar önleme. Kredi ve teminat yapısı gözden geçirilir; ticari tarafta ticaret hukuku alanıyla birlikte çalışırız.
  • Ücret ve masraflarda şeffaflık. Avukatlık ücreti ile harç ve yargılama giderleri, iş kabulünden önce yazılı olarak paylaşılır.

Vekâletname ile çalışırız; İstanbul dışındaysanız dosyanız ofise gelmeniz gerekmeden yürütülebilir. Elinizdeki sözleşme, ihtarname ya da icra evrakını inceleyip ilk değerlendirmeyi birlikte planlayabiliriz.

Bankacılık ve finans dosyanızı nasıl yürütüyoruz

Belgeleri toplayın

Kredi sözleşmesi ve ekleri, sözleşme öncesi bilgi formu, ödeme planı, hesap ekstreleri, poliçeler, ihtarname ve varsa icra evrakını isteriz. Banka, 5411 sayılı Kanun m. 76 uyarınca kredi sözleşmesinin onaylı örneğini ve talep hâlinde diğer işlem belgelerini vermekle yükümlüdür.

Sıfatınızı ve doğru mercii belirleyin

Tüketici mi yoksa ticari kredi kullanan bir şirket mi olduğunuz, uygulanacak kuralları ve gidilecek kapıyı baştan değiştirir. Tutara ve takibin türüne göre tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemesi, asliye ticaret mahkemesi, icra dairesi veya icra mahkemesi arasından doğru olanı saptarız.

Sözleşmeyi ve hesabı denetleyin

Haksız şart incelemesi yapar; alınan ücret ve komisyonların dayanağını, faizin sözleşmeye ve kanuna uygun işletilip işletilmediğini, sigorta ve yan ürünlerin açık talebe dayanıp dayanmadığını kalem kalem kontrol ederiz.

Süreleri güvence altına alın

İcra emri veya ödeme emri tebliğ edildiyse süreler işlemeye başlamıştır; takibin türüne göre bu süre 5 veya 7 gün olabilir ve başvurulacak merci değişir. Muacceliyet uyarısının usulüne uygun yapılıp yapılmadığını inceler, kritik tarihleri takvime bağlarız.

Bankayla yazılı görüşün

Talebi gerekçeli ve belgeye dayalı biçimde bankaya yazılı olarak iletir, gerekirse noter aracılığıyla ihtarname göndeririz. Bu aşama hem çözüm ihtimali yaratır hem de sonraki dosya için kayıt oluşturur.

Arabuluculuk ve zorunlu başvuru adımını tamamlayın

Tüketici mahkemesine gidilecek uyuşmazlıklarda 6502 sayılı Kanun m. 73/A uyarınca arabuluculuk dava şartını; ticari uyuşmazlıklarda ise TTK m. 5/A kapsamına giren para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında zorunlu arabuluculuğu tamamlar; hakem heyeti kapsamındaki dosyalarda başvuruyu usulüne uygun hazırlarız.

Dosyayı yürütün ve yapıyı yeniden kurun

İade davası, menfi tespit, itirazın kaldırılması ya da takibe itiraz — hangi yol gerekiyorsa duruşmalar, bilirkişi incelemesi ve hesap tablosu dahil süreci takip eder; dosya kapandıktan sonra kredi ve teminat metinlerinde değiştirilmesi gerekenleri yazılı olarak sunarız.

Bankacılık ve finans hukuku hakkında sık sorulan sorular

Bankanın kestiği dosya masrafını ve komisyonu geri alabilir miyim?

Tüketici sıfatındaysanız çoğu zaman tartışılabilir. 6502 sayılı Kanun m. 4/3 uyarınca tüketiciden, sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaatine yaptığı masraflar ve zaten yasal yükümlülüğü olan edimler için ek bedel istenemez; bankaların faiz dışında alacağı ücret, komisyon ve masraf türleri ile usul ve esasları Bakanlığın görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir. Ayrıca m. 5 uyarınca müzakere edilmemiş ve tüketici aleyhine dengesizlik yaratan şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Ticari kredide bu koruma uygulanmaz; orada tartışma sözleşme denetimi üzerinden yürür.

Önce hakem heyetine mi mahkemeye mi gitmeliyim?

Tutara bağlıdır. 6502 sayılı Kanun m. 68/1 uyarınca tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla, parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvurulamaz, tüketici mahkemesine gidilir. Hakkınızda icra takibi varsa takibe itiraz, itirazın iptali veya menfi tespit gibi İİK yolları bu zorunluluktan etkilenmez. Parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında güncellendiği için başvuru tarihindeki tutarı teyit ederiz.

Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Tüketici tarafında kural olarak evet: 6502 sayılı Kanun m. 73/A uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; hakem heyetinin görev kapsamındaki uyuşmazlıklar ve hakem heyeti kararlarına itirazlar bu şartın dışındadır. Ticari tarafta ise TTK m. 5/A dava şartını tüm ticari davalara değil, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarına bağlar; bu kapsam dışındaki taleplerde (örneğin ihtiyati tedbir istemi) TTK m. 5/A'daki şart aranmaz.

Kredi sözleşmesinden cayabilir miyim?

Tüketici kredisinde evet. 6502 sayılı Kanun m. 24 uyarınca tüketici, on dört gün içinde gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayabilir; kredi veren, cayma hakkı konusunda bilgilendirmeyi ispatla yükümlüdür. Ancak cayma bildirimi tek başına borcu sona erdirmez: m. 24/3 uyarınca krediden faydalanan tüketici, anaparayı ve kredinin kullanıldığı tarihten geri ödendiği tarihe kadar tahakkuk eden akdî faizi, bildirimi gönderdikten sonra en geç otuz gün içinde geri ödemek zorundadır; ödenmezse krediden cayılmamış sayılır. Tüketiciden, akdî faiz ile kamu kurumlarına veya üçüncü kişilere ödenmiş masraflar dışında bir bedel istenemez.

Krediyi erken kapatırsam banka indirim yapmak zorunda mı?

Evet. 6502 sayılı Kanun m. 27 uyarınca tüketici, vadesi gelmemiş taksitleri veya borcun tamamını erken ödeyebilir; kredi veren, erken ödenen miktara göre gerekli tüm faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirimi yapmakla yükümlüdür. Konut finansmanında da m. 37 uyarınca indirim zorunludur. Kapatma tutarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığı sık gözden kaçan bir noktadır.

Konut kredisini erken kapatırken tazminat isteniyor, bu doğru mu?

Koşullu olarak mümkündür. 6502 sayılı Kanun m. 37/2 uyarınca faiz oranı sabit belirlenmişse ve sözleşmede yer veriliyorsa erken ödeme tazminatı istenebilir; ancak bu tazminat, gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve erken ödenen tutarın kalan vadesi otuz altı ayı aşmayan kredilerde yüzde birini, aşan kredilerde yüzde ikisini geçemez. Faiz oranı değişken belirlenmişse erken ödeme tazminatı talep edilemez.

Banka kredi verirken sigorta yaptırmamı şart koşabilir mi?

Açık talebiniz olmadan hayır. 6502 sayılı Kanun m. 29 ve konut finansmanı için m. 38 uyarınca tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısıyla açık talebi olmaksızın kredi bağlantılı sigorta yaptırılamaz. Kredi veren, sigorta içeren bir sözleşme sunacaksa sigorta içermeyen bir sözleşmeyi de teklif etmek zorundadır ve tüketicinin istediği sigorta şirketinden sağladığı teminatı kabul etmek durumundadır.

İki taksidi ödeyemedim, banka borcun tamamını isteyebilir mi?

Ancak belirli koşullarla. 6502 sayılı Kanun m. 28 ve konut finansmanı için m. 34 uyarınca kredi veren, bu hakkı saklı tutmuş olsa dahi, kalan borcun tamamını isteyebilmesi için bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi gerekir. Ayrıca tüketiciye en az otuz gün süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması zorunludur. Uyarının usulüne uygun yapılmadığı dosyalarda bu bir savunma başlığıdır.

Banka ipoteği paraya çevirmek için takip başlattı, ne kadar sürem var?

Süre ve merci takibin türüne göre değişir. İİK m. 149 uyarınca ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı içeriyor ve alacak muaccelse doğrudan icra emri gönderilir; borcun otuz gün içinde ödenmesi, aksi hâlde ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı getirilmezse taşınmazın satışının istenebileceği bildirilir. Kayıtsız şartsız ikrarın bulunmadığı hâllerde İİK m. 149/b uyarınca ödeme emri gönderilir; itiraz süresi yedi gündür ve itiraz icra dairesine yapılır (İİK m. 150, 150/a ve 62). Kambiyo senedine dayalı takipte ise itiraz ve şikâyet beş gün içinde icra mahkemesine yapılır (İİK m. 168).

Kefil oldum, bankanın beni takip etmesini engelleyebilir miyim?

Kefaletin türüne ve geçerliliğine bakarız. TBK m. 583 uyarınca kefalet, yazılı yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; bu hususlar ile müteselsil kefil sıfatının kefilin kendi el yazısıyla yazılması şarttır. Ayrıca 6502 sayılı Kanun m. 4/6 uyarınca tüketici işlemlerinde alınan şahsi teminatlar, hangi isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır; bu, alacaklının önce asıl borçluyu takip etmesi gerektiği anlamına gelir. TBK m. 598 uyarınca gerçek kişinin verdiği kefalet on yılın geçmesiyle kendiliğinden sona erer.

Eşimin haberi olmadan verdiği kefalet geçerli mi?

Kural olarak eşin yazılı rızası gerekir. TBK m. 584 uyarınca eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir ve bu rızanın en geç sözleşmenin kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak ticaret siciline kayıtlı işletmenin sahibi ya da ticaret şirketinin ortak veya yöneticisi tarafından işletme ya da şirketle ilgili verilen kefaletlerde eşin rızası aranmaz.

Kredi kartım çalındı, yapılan harcamalardan sorumlu muyum?

Bireysel kartta sorumluluk sınırlıdır. 5464 sayılı Kanun m. 12 uyarınca kartın veya kart bilgilerinin kaybolması ya da çalınması hâlinde kart hamili, bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan yüz elli Türk Lirası ile sınırlı olarak sorumludur; kullanım hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanıyorsa ya da bildirim hiç yapılmamışsa bu sınır uygulanmaz. Bu tutar 5464 m. 47 uyarınca Kurul kararıyla artırılabildiğinden güncel tutarı teyit ederiz. Ayrıca m. 43 uyarınca 8/2, 9, 12, 24, 25, (üçüncü fıkrası hariç) 26 ve 44 üncü madde hükümleri tacirlere verilen kurumsal kredi kartlarında uygulanmaz.

Banka kredimde faiz sınırı var mı, bileşik faiz uygulanabilir mi?

TTK m. 19/2 uyarınca taraflardan yalnız biri için ticari iş sayılan sözleşmeler diğeri için de ticari iş sayılır; banka kredisi banka bakımından ticari iş olduğundan sözleşme bireysel müşteri bakımından da ticari iştir ve TTK m. 8/1'deki faiz serbestisi uygulanır. Bu nedenle TBK m. 88 ve 120'deki üst sınırlar banka kredilerinde doğrudan ölçü alınmaz. Bireysel müşterinin korunması TTK m. 8/3'ün saklı tuttuğu tüketici mevzuatından gelir: 6502 m. 4/7 uyarınca temerrüt dâhil bileşik faiz uygulanamaz, m. 25 uyarınca belirli süreli tüketici kredisinde faiz sabit belirlenir ve tüketici aleyhine değiştirilemez; azami oranlar TCMB tarafından belirlenir.

Bankadan kendi kredi dosyamın belgelerini isteyebilir miyim?

Evet. 5411 sayılı Kanun m. 76 uyarınca bankalar, kredi sözleşmelerinin onaylı bir örneğini müşterilerine vermek zorundadır; talep hâlinde müşteriyle yapılan diğer işlemlere ilişkin her türlü belgenin bir örneği de verilir. Bankalar ayrıca müşterilerinin hizmetten kaynaklanan sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla yükümlüdür. Buna karşılık başkasına ait banka bilgisine ulaşmanın yolu, m. 73'teki müşteri sırrı rejimi nedeniyle mahkeme kanalıdır.

BDDK'ya şikâyet edersem param geri gelir mi?

Şikâyet tek başına iade sağlamaz. 5411 sayılı Kanun m. 93 uyarınca BDDK'nın görevi bankaların kuruluş ve faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemek, finansal istikrarı ve tasarruf sahiplerinin haklarını korumaktır; bireysel alacağınıza hükmetmez. Paranın iadesi için tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemesi veya genel mahkemeler yoluna gidilir. Ayrıca m. 80 uyarınca kuruluş birlikleri, üyeleri ile bireysel müşteriler arasındaki ihtilaflar için hakem heyeti oluşturmakla görevlidir.

Başlayalım

Dilinizi konuşan bir Türk avukatla görüşün.

Ticari, kurumsal veya kişisel meselenizi bize iletin; gerçek bir Türk avukattan net, sabit ücretli bir yanıt alın — genellikle bir iş günü içinde.

★★★★★ 4.9 60 Google yorumu · Mondaq, Clutch ve Trustpilot'ta yer aldık
WhatsApp'tan yazın
Gerçek bir avukat yanıtlar — genelde gün içinde
WhatsAppE-postaRandevu alın