Limited Şirkette Müdürün Görevden Alınması veya Yetkisinin Kısıtlanması: Genel Kurulun Yetkisi, Ortağın Haklı Sebeple Açacağı Dava, Tescil ve Görevden Alınan Müdürün Hakları (TTK 616, 620, 623-630)
Limited şirkette müdür sözleşmeleri imzalar, banka hesaplarını yönetir, personeli işe alır ve çıkarır, finansal tabloları hazırlar. Ortaklar müdüre güvenini kaybettiğinde, çünkü şirketle rekabet ediyor, diğer ortakları bilgisiz bırakıyor, hesapları hazırlamıyor ya da şirketi artık yönetemiyor, soru müdürün görevden alınıp alınamayacağı değil; nasıl, kim tarafından ve hangi sonuçlarla alınacağıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) iki yol tanır: gerekçe gerektirmeyen bir genel kurul kararı ve çoğunluğu arkasına alamayan ortak için öngörülmüş haklı sebeple mahkemeye başvuru. Bu yazı her iki yolu, görevden almak yerine yetkiyi kısıtlama seçeneğini, değişikliğin ticaret siciline ve üçüncü kişilere nasıl yansıdığını ve görevden alınan müdürün hâlâ neler isteyebileceğini, Kanunun Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metnine göre anlatır.
1. Limited şirketi kim yönetir ve görevden alma neden önemlidir
TTK 623/1 uyarınca limited şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesiyle düzenlenir. Sözleşme yönetimi ve temsili müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa, tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verebilir; ancak en azından bir ortağın şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir. Müdürlerden biri tüzel kişiyse, bu görevi kendi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler (TTK 623/2). Müdürler, kanunla veya şirket sözleşmesiyle genel kurula bırakılmamış yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidir (TTK 623/3, 625/1).
Müdürlerin yetkileri geniştir ve bir kısmı devredilemez, bunlardan vazgeçilemez. TTK 625/1 bunları sayar: şirketin üst düzeyde yönetilmesi ve gerekli talimatların verilmesi; yönetim örgütünün belirlenmesi; gerektiğinde muhasebenin, finansal denetimin ve finansal planlamanın oluşturulması; yönetimin bazı bölümleri devredilen kişilerin gözetimi; küçük limited şirketler hariç riskin erken teşhisi ve yönetimi komitesinin kurulması; finansal tabloların ve yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi; genel kurul toplantısının hazırlanması ve kararlarının yürütülmesi; şirketin borca batık olması hâlinde durumun mahkemeye bildirilmesi. Birden fazla müdür varsa genel kurul bunlardan birini müdürler kurulu başkanı olarak atar, müdürler çoğunlukla karar alır ve şirket sözleşmesinde farklı düzenleme yoksa eşitlikte başkanın oyu üstün sayılır (TTK 624).
Görevden alma sorusunun uygulamada neden acil olduğunu bu yetki yoğunluğu açıklar. Diğer ortaklarla arası bozulan müdür, ticaret sicilinde tescilli imza yetkisini, banka şifrelerini ve defterleri elinde tutmaya devam eder. Yabancı ortaklı şirketlerde müdür çoğu zaman Türkiye'de fiilen bulunan tek kişidir ve dengesizlik daha da keskinleşir. Kanunun cevabı ortakları müdürün insafına bırakmak değil, onlara hızlı bir iç yol ve bu yol tıkandığında yargısal bir yol vermektir.

2. Genel kurul kararıyla görevden alma: salt çoğunlukla kullanılan devredilemez yetki
TTK 616/1-b, müdürlerin atanmalarını ve görevden alınmalarını genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayar. Devredilemez olması, şirket sözleşmesinin bu yetkiyi müdürlere, bir kurula veya tek bir ortağa bırakamayacağı anlamına gelir; buna yönelik bir sözleşme hükmü sonuç doğurmaz. TTK 630/1 yetkiyi açık bir dille teyit eder: genel kurul müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.
Kanun genel kuruldan gerekçe göstermesini istemez. Görevden alma, atamanın karşılığıdır: şirketi müdüre emanet eden ortaklar, emaneti geri alabilir. Karar, kanunda veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe seçim kararları dâhil, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır (TTK 620/1). Müdürün görevden alınması, TTK 621'in ağırlaştırılmış nisap aradığı önemli kararlar arasında sayılmamıştır; dolayısıyla kural salt çoğunluktur. Bununla birlikte şirket sözleşmesi daha yüksek bir nisap öngörebilir; özellikle her tarafın kendi aday gösterdiği müdürü korumak istediği ortak girişimlerde bu sık görülür. Bu yüzden ilk adım şirket sözleşmesini okumaktır: müdürlerin görevden alınması için oybirliği veya belirli bir toplantı nisabı arayan hüküm ortakları bağlar ve toplantının aritmetiğini değiştirir.
Toplantının usulüne uygun çağrılması ve yapılması gerekir. Görevden alınacak müdür, çoğu zaman toplantıyı normalde çağıracak ve gündemi hazırlayacak kişidir (TTK 625/1-g) ve bu çıkar çatışması uygulamadaki en sık engellerden biridir. Toplantıyı çağırtamayan ortakların, şirket sözleşmesi ve Kanun kapsamında kendilerine açık çağrı yolunu erken aşamada bir avukatla değerlendirmesi gerekir; usulüne uygun çağrılmamış bir toplantıda alınan görevden alma kararı, limited şirketlere kıyasen uygulanan anonim şirket hükümleri çerçevesinde iptal davasına açık hâle gelir.
Karar alındığı anda şirket içinde hüküm doğurur. Üçüncü kişilere etkisi ise tescile bağlıdır; bu konu 5. bölümde anlatılmıştır.
3. Görevden almak yerine kısıtlamak: birlikte imza, sınırlı yetki ve genel kurul onayı
Görevden alma tek araç değildir. TTK 630/1, genel kurulun müdürü görevde bırakarak yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlandırmasına imkân verir. Müdürün bilgi birikimine hâlâ ihtiyaç duyulan, görevden almanın çalışanları veya müşterileri tedirgin edeceği ya da ortakların kesin karar öncesinde yeni bir düzeni denemek istediği durumlarda bu çoğu zaman daha doğru seçimdir.
Tipik sınırlamalar şunlardır: müdürün başka bir müdürle veya belirli bir ortakla birlikte imza atması; yetkisinin merkezin ya da belirli bir şubenin işleriyle sınırlanması; müdürün tek başına şirketi bağlayamayacağı parasal eşikler; belirli işlem türleri için önceden genel kurul onayı aranması. Sonuncusunun özel bir dayanağı vardır: TTK 625/2 uyarınca şirket sözleşmesi, müdürlerin belirli kararlarını ve münferit sorunları genel kurulun onayına sunmalarını öngörebilir; ancak genel kurulun onayı müdürlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, sınırlandırmaz.
Sınırlamanın hukuki etkisi şirket içinde ve dışında farklıdır. Şirket içinde sınırlamaya uymayan müdür yükümlülüğünü ihlal etmiş olur ve sorumludur. Şirket dışında ise TTK 629/1'in limited şirketlere kıyasen uyguladığı TTK 371/3 belirleyicidir: temsil yetkisinin sınırlandırılması iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez; ancak temsil yetkisinin yalnız merkezin veya bir şubenin işlerine özgülendiğine ya da birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilen sınırlamalar geçerlidir. Parasal bir tavan veya iç onay şartı ortakları esas olarak müdürün sorumluluğu üzerinden korur; tescil edilmiş birlikte imza kuralı ise karşı tarafa karşı da korur. Uyuşmazlık döneminde ortakların genellikle birlikte imzayı seçip gecikmeden tescil ettirmesinin sebebi budur.
4. Çoğunluk harekete geçmezse: ortağın haklı sebeple açacağı dava (TTK 630/2-3)
Genel kurul yolu, korumaya en çok ihtiyaç duyulan yerde işlemez: müdür çoğunluk payına sahipse, çoğunluk onu destekliyorsa ya da %50-%50 bir şirkette hiç çoğunluk oluşmuyorsa. Bu durumlar için TTK 630/2, payı ne kadar küçük olursa olsun her ortağın, haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğini düzenler. Dava şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır. Konusu bir miktar para olmadığı için TTK 5/A'nın ticari para alacakları için aradığı dava şartı arabuluculuk bu davaya uygulanmaz.
TTK 630/3 haklı sebebi, davaların çoğunu taşıyan iki örnekle tanımlar. Birincisi, yöneticinin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesidir. Yükümün kendisi TTK 626'da düzenlenir: müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdür; şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı izin vermemişse şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar; ortaklar için öngörülen bağlılık borcuna tabidirler. İkinci örnek, yöneticinin şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesidir.
Uygulamada bu başlıklar altında ileri sürülen olgular şunlardır: rakip bir işletme yürütmek veya müşterileri oraya yönlendirmek; müdürün yakınlarıyla bağımsız bir tarafın kabul etmeyeceği şartlarla işlem yapmak; finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporunu hazırlamamak veya olağan genel kurulu toplamamak (TTK 625/1-f, g); borca batıklığı mahkemeye bildirmemek (TTK 625/1-h); diğer ortakların bilgi taleplerini sistematik olarak cevapsız bırakmak; şirketi yönetimsiz bırakan uzun süreli yokluk veya yetersizlik. Mahkeme olağan ticari takdiri denetlemez; soru, ihlalin ortaklardan şirketi o müdürün elinde bırakmalarının makul olarak beklenemeyeceği ağırlıkta olup olmadığıdır.
Dava zaman aldığı için davacı çoğu zaman aynı anda ihtiyati tedbir ister. HMK 389, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde tedbir kararı verilmesine imkân tanır. Tipik talepler, yargılama süresince geçici birlikte imza şartı veya banka işlemleri için ikinci bir imzacı belirlenmesidir. Delil dosyası dava açılırken hazır olmalıdır: şirket sözleşmesi, ticaret sicili kayıtları, banka hareketleri, cevapsız kalan bilgi taleplerini gösteren yazışmalar ve rekabet eden faaliyetin belgeleri.
5. Tescil, imza sirküleri ve üçüncü kişilerin durumu
TTK 629/1, müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekline ve bunların tescil ve ilanına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanacağını düzenler. Bu nedenle müdürün görevden alınması, yerine yenisinin atanması ve imza yetkisine getirilen her sınırlama şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline tescil edilir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilir. Bu gerçekleşene kadar sicildeki duruma iyi niyetle güvenen karşı taraflar görevden alınan müdürle işlem yapmaya devam edebilir.
Karar veya mahkeme hükmünden sonra uygulanabilecek sıra şöyledir:
- Onaylı genel kurul kararını veya mahkeme kararını alın ve tescil başvurusunu gecikmeden ticaret siciline yapın.
- Yeni müdürün imza beyannamesini hazırlatıp sunun; görevden alınan müdürün imzasını banka talimatlarından çıkarttırın.
- Şirketin bankalarına, başlıca müşteri ve tedarikçilerine yazılı bildirim yapın; sicil kaydı çıkınca ekleyin.
- Yönetimin fiziki ve dijital araçlarını geri alın: kaşeler, banka şifre cihazları, elektronik imza ve e-beyanname yetkileri, muhasebe yazılımına erişim ve şirket defterleri.
- TTK 623/1'in aradığı şekilde en az bir ortağın yönetim hakkı ve temsil yetkisini koruduğunu kontrol edin; gerekiyorsa yeni atamayı tescil ettirin.
Yabancı ortaklar, yurt dışında düzenlenen vekâletname ve imza beyanı gibi tescil belgelerinin sicilce kabul edilmesi için kural olarak noter onayı, apostil ve Türkçeye yeminli tercüme gerektirdiğini unutmamalıdır. Bunu önceden planlamak, görevden alınan müdürün birkaç hafta boyunca tek tescilli imza yetkilisi olarak kaldığı boşluğu önler.

6. Görevden alınan müdürün hakları ve yanındaki sözleşme
TTK 630/4, görevden alınan yöneticinin tazminat haklarının saklı olduğunu belirtir. Hüküm her görevden almada önem taşıyan bir ayrımı yansıtır: müdür şirkette genel kurulun her zaman sona erdirebileceği bir organ görevi taşır ve ayrıca şirketle hizmet veya iş sözleşmesi gibi kendi kurallarına tabi bir sözleşme ilişkisi içinde olabilir. Görevin sona ermesi sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez; sözleşmenin geçerli bir sebep olmadan veya bildirim süresine uyulmadan sona erdirilmesi, ilişkinin niteliğine göre Türk Borçlar Kanunu veya İş Kanunu kapsamında ücret, ihbar veya tazminat taleplerine yol açabilir.
Şirket açısından iki pratik sonuç vardır. Birincisi, görevden alma kararıyla birlikte sözleşmenin süresi, bildirim ve fesih hükümleri incelenerek sözleşme hakkında da karar verilmelidir. İkincisi, haklı sebep varsa görevden almayı destekleyen belgeler tazminat talebine karşı savunmayı da destekler; stratejik sebeplerle yapılıp haklı sebep gibi gösterilen bir görevden alma, iki cephede birden dava riskini davet eder.
Görevden alma, müdürü tek başına geçmiş dönemdeki eylemlerinden doğan sorumluluktan kurtarmaz. TTK 625 ve 626'daki yükümlülüklerini ihlal ederek şirkete zarar veren müdür, görevden ayrıldıktan sonra da sorumluluk talebiyle karşılaşabilir. Müdürlerin ibrası TTK 616/1-f uyarınca ayrı bir genel kurul kararıdır; haklı sebeple müdürü görevden alan ortakların aynı toplantıda ibra kararı vermemesi gerekir.
7. Yol seçimi: karşılaştırma ve haklı sebeple fesih seçeneği
Aşağıdaki tablo, müdüre güvenini kaybeden ortaklara açık yolları özetler.
| Yol | Kim harekete geçer | Şart | Dayanak | Temel sınır |
|---|---|---|---|---|
| Genel kurulca görevden alma | Genel kurul | Gerekçe gerekmez; sözleşmede aksi yoksa temsil edilen oyların salt çoğunluğu | TTK 616/1-b, 620/1, 630/1 | Çoğunluk ve usulüne uygun toplantı gerekir |
| Genel kurulca kısıtlama | Genel kurul | Gerekçe gerekmez | TTK 630/1, 625/2 | İyi niyetli üçüncü kişiyi yalnız tescilli birlikte imza veya merkez/şube sınırlaması bağlar (TTK 371/3) |
| Mahkemece görevden alma veya kısıtlama | Her ortak | Haklı sebep: yükümlülüklerin ağır ihlali veya yönetim yeteneğinin kaybı | TTK 630/2-3 | Zaman alır; acil durumda HMK 389 ihtiyati tedbiri gerekir |
| Haklı sebeple fesih | Her ortak | Şirketin sona ermesini haklı kılan sebep | TTK 636/3 | Mahkeme fesih yerine payın gerçek değeri ödenerek çıkma veya başka uygun çözüme hükmedebilir |
Son satır en ağır seçenektir ve uyuşmazlık artık tek bir müdürle değil, ortaklığın kendisiyle ilgili olduğunda gündeme gelir. TTK 636/3 uyarınca her ortak haklı sebeplerin varlığında mahkemeden şirketin feshini isteyebilir; mahkeme istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme hükmedebilir. Kilitlenmiş bir şirkette çoğu zaman önce TTK 630 davası gelir; uyuşmazlık onarılamaz hâle gelirse haklı sebeple fesih son çare olarak kalır.
Hangi yol seçilirse seçilsin, okunacak ilk belge şirket sözleşmesi, ikincisi ticaret sicili dosyası, üçüncüsü şirketin banka talimatlarıdır. Müdür uyuşmazlıklarında zararın büyük kısmı, güvenin kaybedildiği an ile yeni imza düzeninin tescil edildiği an arasındaki haftalarda doğar; kısaltılması gereken süre budur.
Sıkça sorulan sorular
Ortaklar limited şirket müdürünü gerekçe göstermeden görevden alabilir mi?
Evet. Müdürlerin atanması ve görevden alınması genel kurulun devredilemez yetkisidir (TTK 616/1-b) ve TTK 630/1 genel kurulun gerekçe aranmaksızın müdürleri görevden alabileceğini düzenler. Kanunda veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu yeterlidir (TTK 620/1). Görevden alınan müdürün tazminat hakları saklıdır (TTK 630/4).
Payım %30 ve müdürü çoğunluk destekliyor. Ne yapabilirim?
TTK 630/2 uyarınca dava açabilirsiniz. Payının büyüklüğü ne olursa olsun her ortak, haklı sebeplerin varlığında müdürün yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Özen ve bağlılık yükümünün ağır ihlali veya iyi yönetim için gerekli yeteneğin kaybı haklı sebep sayılır (TTK 630/3). Dava ile birlikte HMK 389 kapsamında ihtiyati tedbir istenebilir.
Müdüre karşı dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
TTK 5/A'daki dava şartı arabuluculuk, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları içindir. TTK 630/2 uyarınca müdürün yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılması davasının konusu bir miktar para olmadığından bu şart uygulanmaz. Müdüre karşı ayrıca açılacak bir tazminat davası ise kendi niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Birlikte imza sınırlaması şirketi üçüncü kişilere karşı korur mu?
Yalnız tescil ve ilan edilmişse. TTK 629/1'in limited şirketlere kıyasen uyguladığı TTK 371/3 uyarınca temsil yetkisinin sınırlandırılması iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez; ancak merkeze veya şubeye özgüleme ile birlikte kullanma sınırlamaları tescil ve ilan edilmişse geçerlidir. Diğer iç sınırlamalar müdürü bağlar, iyi niyetli karşı tarafı bağlamaz.
Görevden almadan sonra şirket müdürsüz kalabilir mi?
Hayır. TTK 623/1, en azından bir ortağın şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunmasını şart koşar. Görevden alma bu durumu bozuyorsa genel kurul aynı anda yeni müdür atamalı ve atama tescil edilmelidir.
Görevden alma müdürün iş veya hizmet sözleşmesini de sona erdirir mi?
Kendiliğinden erdirmez. Görevden alma organ görevini sona erdirir; yanında yürüyen sözleşme kendi hükümlerine ve duruma göre Türk Borçlar Kanunu veya İş Kanunu'na tabidir. TTK 630/4'ün görevden alınan müdürün tazminat haklarını saklı tutmasının sebebi budur. Sözleşme görevden alma ile aynı anda incelenip sonuçlandırılmalıdır.
Müdür görevden alındıktan sonra görev dönemindeki işlemlerinden sorumlu olmaya devam eder mi?
Evet. Görevden alma yeni zararları durdurur, ancak TTK 625 ve 626'daki yükümlülüklerin ihlaliyle verilen zararlardan doğan sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Müdürlerin ibrası TTK 616/1-f uyarınca ayrı bir genel kurul kararıdır; ibra kararı vermek sonraki bir sorumluluk talebini zayıflatabilir.