Azınlığın Şirketten Çıkarılması: TTK 208'deki %90 Kuralı, Gizli Koşulları ve Azınlığın Ayrıldığı Diğer Yollar
Bir Türk şirketinde kontrolü ele geçiren yabancı yatırımcılar aynı soruyu hemen hemen aynı sözcüklerle sorar: Yüzde doksanın üzerindeyiz, kalanı ne zaman satın alabiliriz? Dürüst cevap çoğunu şaşırtır. Türk hukuku, Alman Aktiengesetz'de veya Birleşik Krallık Şirketler Kanunu'nun devralma bölümünde bulunan türden genel bir squeeze-out, yani azınlığı çıkarma hakkı içermez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) bunun yerine her biri kendi eşiğine, kendi tetikleyicisine ve kendi değerleme kuralına bağlı daha dar bir araç kümesi sunar. Bunların en bilineni olan 208. madde yalnızca hâkim bir şirkete, yalnızca sayılan dört davranıştan birini sergileyen bir azınlığa karşı tanınır ve halka açık şirketlerde hiç uygulanmaz. Bu rehber 208. maddenin neye izin verdiğini ve vermediğini, azınlığın 202/2 ve 531. maddelerdeki karşı haklarının nasıl işlediğini, 141 ve 151/5. maddelerle birleşmeye nasıl nakit bir çıkış yerleştirilebileceğini ve bir pay sahibi çıkış bedelinin düşük tutulduğunu söylediğinde asliye ticaret mahkemesinin 191. madde uyarınca bedeli nasıl belirlediğini açıklar. Aşağıda anılan her hüküm, yazı yazılmadan önce Kanunun yürürlükteki metninden tam olarak okunmuştur; eşikler ve süreler Eylül 2026'da yürürlükte olanlardır.
1. Başlangıç Noktası: Türk Hukukunda Genel Squeeze-Out Yok, Yalnızca Dar Kapılar Var
Birçok hukuk düzeninde yüksek bir eşiğe, genellikle %90 veya %95'e ulaşan pay sahibi, kalan pay sahiplerini adil bir bedelle satışa zorlayabilir; mahkeme veya düzenleyici kurum yalnızca bedeli denetler. Türk Ticaret Kanunu farklı bir yol izledi. Kanun koyucu şirketler topluluğunu 195 ilâ 209. maddelerde düzenledi ve bu bölüm içinde hâkim şirkete, çoğunluğun büyüklüğünden çok azınlığın davranışına bağlı koşullu bir satın alma hakkı tanıdı (m. 208). Şirketler topluluğu bölümünün dışında Kanun, azınlığın kendisinin başlattığı çıkışlar (m. 202/2 ve 531), birleşmeye yerleştirilebilecek nakit bir çıkış (m. 141 ve 151/5) ve bir bedel denetimi davası (m. 191) sunar. Halka açık ortaklıklar kapsam dışına alınıp Sermaye Piyasası Kanunu'na bırakılmıştır.
Bunun pratik sonucu, Türkiye'de bir çıkarma stratejisinin nadiren tek bir başvurudan ibaret olmasıdır. Söz konusu olan, her birinde farklı bir aktör, farklı bir tetikleyici, farklı bir bedel formülü ve farklı bir sürenin işlediği yollar arasında bir seçimdir. Aşağıdaki tablo bu yazıda incelenen yolları özetler; sonraki bölümler her birini Kanun metniyle karşılaştırır.
| Yol | Kim başlatır | Eşik veya tetikleyici | Bedel | Süre |
|---|---|---|---|---|
| Azınlık paylarının satın alınması (TTK 208) | Hâkim şirket | Bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının en az %90'ına doğrudan veya dolaylı sahiplik; ayrıca dört sebepten biri: çalışmayı engelleme, dürüstlük kuralına aykırılık, fark edilir sıkıntı, pervasız hareket | Borsa değeri; yoksa 202/2'ye göre belirlenen değer | Kanunda süre yok |
| Azınlığın satın alma isteme davası (TTK 202/2) | Red oyu veren pay sahibi | Hâkimiyetin uygulanmasıyla yapılan ve açıkça anlaşılabilir haklı sebebi bulunmayan birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması veya önemli esas sözleşme değişikliği; red oyunun tutanağa geçirilmesi veya yönetim kurulu kararına yazılı itiraz | En az borsa değeri; yoksa gerçek değer veya genel kabul gören yöntem; karara en yakın veriler | Genel kurul kararından veya yönetim kurulu kararının ilanından iki yıl |
| Haklı sebeple fesih ve mahkemenin çıkarma kararı (TTK 531) | Sermayenin en az %10'u (halka açıkta %5) | Haklı sebep; mahkeme fesih yerine davacıların paylarının gerçek değerinin ödenip çıkarılmalarına karar verebilir | Karar tarihine en yakın gerçek değer | Kanunda süre yok |
| Birleşmede ayrılma akçesi (TTK 141/2, 151/5) | Birleşen şirketler | Yalnızca ayrılma akçesi öngören birleşme sözleşmesi; devreden sermaye şirketinde mevcut oy haklarının %90'ının onayı | Payların gerçek değerine denk gelen tutar | 191. madde uyarınca itiraz için iki ay |
| Denkleştirme akçesi davası (TTK 191) | Birleşen, bölünen veya tür değiştiren şirketin her ortağı | Ortaklık paylarının veya haklarının gereğince korunmaması ya da ayrılma karşılığının uygun belirlenmemesi | Mahkemece belirlenen uygun denkleştirme akçesi; 140/2'deki %10 sınırı uygulanmaz | Ticaret Sicili Gazetesindeki ilandan iki ay |
| Halka açık ortaklıkta ortaklıktan çıkarma ve satma hakkı (SPKn 27) | Kurulun belirlediği orana ulaşan pay sahibi / kalan azınlık | Pay alım teklifi sonucunda veya başka şekilde oy haklarının Kurulca belirlenen orana ulaşması | SPKn 24 çerçevesinde belirlenir | Kurulca belirlenen süreler |

2. TTK 208: Hâkim Şirket Kimdir ve %90 Ne Anlama Gelir
208. maddenin birinci fıkrası özetle şöyle der: Hâkim şirket doğrudan veya dolaylı olarak bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahipse ve azınlık şirketin çalışmasını engelliyor, dürüstlük kuralına aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca hareket ediyorsa, hâkim şirket azınlığın paylarını varsa borsa değeri, yoksa 202. maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde belirlenen değer ile satın alabilir. Bu cümlenin dört unsuru uyuşmazlıkların çoğunu belirler.
Hâkim şirket, hâkim kişi değil. Hüküm hâkim şirketten söz eder. Hâkimiyeti 195. madde tanımlar: Bir şirket diğerinin oy haklarının çoğunluğuna doğrudan veya dolaylı olarak sahipse, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyeyi seçme hakkını haizse, kendi oy haklarına ek olarak bir sözleşmeye dayanarak tek başına veya diğer pay sahipleriyle birlikte oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa ya da diğer şirketi başka bir yolla hâkimiyeti altında tutuyorsa hâkim şirkettir. 195. madde merkezi yurt dışında bulunan hâkim teşebbüsleri de şirketler topluluğu hükümlerinin kapsamına alır; dolayısıyla yabancı bir ana şirket hükmün içindedir. Lafzın açıkça kapsamadığı durum, %90'ı kendi adına elinde tutan gerçek kişidir. Payları kişisel bir holding üzerinden değil doğrudan kendi adına tutan yabancı yatırımcılar, 208. maddeye dayanan bir strateji kurmadan önce pay defterinde hangi kişinin kayıtlı olduğunu kontrol etmelidir.
Hedef, bir sermaye şirketi. Azınlığı çıkarılacak şirket bir sermaye şirketi olmalıdır: anonim şirket, limited şirket veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket. Şahıs şirketleri hükmün dışındadır.
Payların ve oyların %90'ı, doğrudan veya dolaylı. İki oran birden aranır. Sermayenin %92'sini elinde tutan ancak oyda imtiyazlı paylar yüzünden oyların yalnızca %85'ine sahip olan bir ana şirket koşulu sağlamaz; sermayenin %80'i ile oyların %95'ine sahip olan da sağlamaz. Bağlı şirketler aracılığıyla dolaylı sahiplik sayılır; bu oranın topluluk düzeyinde hesaplanmasına imkân verir, ama zincirdeki her halkanın hâkim şirketin gerçekten kendisine izafe edebileceği bir pay olmasını da gerektirir.
Metinde usul yok. 208. madde hâkim şirketin "satın alabileceğini" söyler, nasıl alacağını söylemez. Alıcı dört sebepten birini, bunları doğal olarak inkâr edecek bir pay sahibine karşı ispat etmek zorunda olduğundan, hak uygulamada asliye ticaret mahkemesinde açılan bir davayla kullanılır; mahkeme sebebin var olup olmadığına ve varsa devrin hangi bedelle gerçekleşeceğine karar verir. Azınlığa tek taraflı bir bildirim gönderip bedeli bir hesaba yatırmak payları devretmez.
3. TTK 208'deki Dört Sebep: Engelleme, Dürüstlüğe Aykırılık, Fark Edilir Sıkıntı, Pervasızlık
Dört sebep Kanunda daha fazla tanımlanmamıştır. Bunlar davranış ölçütleridir ve her biri çoğunluk pay sahibinin arzu edeceğinden daha dardır. Uygulamada üç gözlem yol gösterir.
Birincisi, kanuni azınlık haklarını kullanmak tek başına bir sebep değildir. Sermayenin %10'una sahip pay sahibinin bir Türk anonim şirketinde güçlü bir kanuni konumu vardır. 411. madde uyarınca sermayenin en az onda birini (halka açık şirketlerde yirmide birini) oluşturan pay sahipleri, noter aracılığıyla yönetim kurulundan genel kurulu toplantıya çağırmasını veya gündeme madde eklemesini isteyebilir. 439. madde uyarınca genel kurul özel denetim istemini reddederse, sermayenin en az onda birini (halka açık anonim şirketlerde yirmide birini) oluşturan veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk lirası olan pay sahipleri üç ay içinde asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir; kurucuların veya şirket organlarının kanunu ya da esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıkları ikna edici biçimde ortaya konursa mahkeme atamayı yapar. 531. madde uyarınca aynı %10 haklı sebeple fesih isteyebilir. Bu hakları kullanmak, Kanunun %10'luk azınlıktan tam olarak beklediği şeydir. 208. madde bu konumun kullanılmasını değil, kötüye kullanılmasını hedefler.
İkincisi, sebepler dürüstlük kuralını yansıtır. "Dürüstlük kuralına aykırı davranmak", Türk Medenî Kanunu'nun 2. maddesindeki genel ölçütü pay sahipliği ilişkisine taşır. Her kararı esasına bakmadan sürekli dava etmek, olağan konulardaki onayı ilgisiz kişisel taleplere bağlamak veya bilgi alma haklarını bir rakibi beslemek için kullanmak, mahkemelerin bu başlık altında incelediği türden kalıplardır. "Şirketin çalışmasını engellemek" ve "fark edilir sıkıntı yaratmak" şirket üzerindeki etkilere, "pervasızca hareket etmek" ise azınlığın tutumuna işaret eder. Her durumda hâkim şirket somut olgular ileri sürmelidir; azınlığın rahatsız edici olduğuna dair genel bir şikâyet yetmez.
Üçüncüsü, delil davadan çok önce oluşur. Sebepler zaman içindeki davranışa ilişkin olduğundan, bir 208. madde davasını kazandıran veya kaybettiren dosya, azınlığın oylarını ve beyanlarını kaydeden genel kurul tutanaklarından, noter aracılığıyla yapılan istemler ve cevaplarından, yazılı itirazları not eden yönetim kurulu tutanaklarından ve yazışmalardan oluşur. Davayı öngören hâkim şirket bu kaydı bilinçli olarak tutmalı ve azınlığın aşağıda incelenen 202. madde davasıyla karşılık vermesine yol açacak kendi davranışlarından kaçınmalıdır.

4. Bedel: Borsa Değeri, Gerçek Değer ve TTK 202/2 Yöntemi
208. madde bedeli iki adımda verir. Payların borsa değeri varsa o değer uygulanır. Yoksa değer, "202. maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde" belirlenir. Azınlığın kendi davası için yazılmış olan o fıkra, payların varsa en az borsa değeriyle, böyle bir değer bulunmuyorsa veya borsa değeri hakkaniyete uygun düşmüyorsa gerçek değerle veya genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek bir değerle satın alınmasını öngörür ve değer belirlenirken mahkeme kararına en yakın tarihteki verilerin esas alınacağını söyler.
Sermaye Piyasası Kanunu 27/3'ten sonra 208. maddenin uygulamada tek muhatabı olan borsaya kote olmayan bir şirket için bundan üç sonuç çıkar. Birincisi, bedel payların gerçek değeridir; Türk uygulaması bunu genellikle defter değerinden değil, şirketin işleyen bir işletme olarak değerinden türetir ve yöntem seçimi mahkeme önünde bilirkişi delilinin konusudur. İkincisi, değerleme tarihi karara bağlanmıştır; davanın açıldığı veya %90 eşiğinin aşıldığı tarihe değil. Uzun süren bir yargılama bedeli şirketin kaderiyle birlikte kaydırır. Üçüncüsü, Kanun gerçek değere alternatif olarak genel kabul gören bir yönteme atıf yaptığı için taraflar bir pay sahipleri sözleşmesinde yöntemi serbestçe kararlaştırabilir; iyi kaleme alınmış bir sözleşme bunu değerlemeciyi atama mekanizmasıyla birlikte yapar.
208. maddede bir prim öngörülmemiştir; kontrol yokluğu nedeniyle bir iskonto da yapılamaz. Azınlık, paylarının mahkemece belirlenen değerini alır; ne fazlasını ne eksiğini. Taraflar sulh olursa aynı ölçüt görüşmenin doğal referans noktasıdır.
5. Aynadaki Görüntü: Azınlığın TTK 202 ve 531'deki Hakları
Şirketler topluluğu bölümü çoğunluğu silahlandırdığı kadar azınlığı da korur ve iki hüküm azınlığa kendi girişimiyle bir çıkış tanır.
TTK 202/2: Kötüye kullanılan bir topluluk işleminden sonra satın alınmayı isteme hakkı. Hâkimiyetin uygulanmasıyla gerçekleştirilen ve bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemlerde, genel kurul kararına red oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulunun bu konulardaki kararlarına yazılı olarak itiraz eden pay sahipleri, hâkim teşebbüsten zararlarının tazminini veya paylarının satın alınmasını mahkemeden isteyebilir. Satın alma bedeli en az borsa değeridir; böyle bir değer yoksa veya hakkaniyete uygun düşmüyorsa gerçek değer ya da genel kabul gören bir yöntemle belirlenen değerdir ve karara en yakın veriler esas alınır. Dava, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
202. maddenin iki özelliği uygulamada önem taşır. Üçüncü fıkra uyarınca dava açılınca mahkeme, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutardaki paranın teminat olarak bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verir ve teminat yatırılmadığı sürece genel kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir işlem yapılamaz. Dolayısıyla 202/2 davasının hâkim şirketin takvimine yansıtması gereken erteleyici bir etkisi vardır. Aynı fıkra, kötü niyetle açılan davada davalıya, uğradığı zararın müteselsilen tazminini ve teminat yatırılmasını isteme imkânı tanır. Birinci fıkranın (b) bendi uyarınca hâkim şirket bağlı şirketi kayba uğratmış ve kayıp faaliyet yılı içinde denkleştirilmemişse her pay sahibi şirketin zararının tazminini isteyebilir; hâkim, hakkaniyete uygun düşecekse tazminat yerine davacı pay sahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına karar verebilir.
TTK 531: Haklı sebeple feshin çıkışa dönüşmesi. Sermayenin en az onda birini (halka açık şirketlerde yirmide birini) temsil eden pay sahipleri, şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesinden haklı sebeplerle şirketin feshine karar verilmesini isteyebilir. Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir. Çoğunluğun %90'ın altında kaldığı veya davranışının 208. maddeye uymadığı bir şirkette sıkışıp kalan azınlık için bedelli bir çıkışa götüren daha gerçekçi yol çoğu zaman budur.
6. Birleşme Yoluyla Nakit Çıkış: TTK 141 ve 151/5
Kanunun birleşme hükümleri, Türk hukukunda azınlığın davranışına bağlı olmayan, çoğunluğun başlattığı nakit çıkışa en yakın aracı barındırır. 141. maddenin birinci fıkrası uyarınca birleşmeye katılan şirketler, birleşme sözleşmesinde devrolunan şirketin ortaklarına, devralan şirkette pay ve ortaklık haklarının iktisabı ile iktisap olunacak şirket paylarının gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesi arasında seçim hakkı tanıyabilir. İkinci fıkra uyarınca birleşme sözleşmesinde sadece ayrılma akçesinin verilmesi öngörülebilir; bu hâlde devrolunan şirketin ortakları nakit alır, pay almaz.
Kanun bu yetkiyi denetimsiz bırakmaz. 151. maddenin beşinci fıkrası, birleşme sözleşmesi bir ayrılma akçesi öngörüyorsa bunun, devreden şirket sermaye şirketiyse şirkette mevcut oy haklarının yüzde doksanının olumlu oylarıyla, şahıs şirketiyse oy hakkını haiz ortaklarının oylarıyla onaylanmasını şart koşar. Bu, toplantıda mevcut oylar üzerinden değil şirkette mevcut tüm oy hakları üzerinden hesaplanan bir nisaptır ve 151/1'deki olağan birleşme nisabından, yani anonim şirkette sermayenin çoğunluğunu temsil etmek şartıyla genel kurulda mevcut oyların dörtte üçünden belirgin biçimde yüksektir. Bağlı şirketin oylarının %90'ına sahip bir topluluk, engelleme veya kötü niyet ispat etmek zorunda kalmadan onu başka bir topluluk şirketiyle birleştirip azınlığa ayrılma akçesi ödeyebilir. %89'a sahip olan yapamaz.
Yola üç güvence eşlik eder. Ayrılma akçesi payların gerçek değerine denk gelmelidir ve 191. madde her ortağa bu tutarı mahkemede denetlettirme imkânı verir. Birleşme bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebepten yoksunsa red oyu veren pay sahibi için 202/2 davası ve 202/3'teki erteleyici teminat mekanizması açıktır. Ve birleşme raporundan alacaklıların korunmasına kadar 136 ilâ 158. maddelerdeki olağan birleşme usulü tam olarak uygulanır.
7. TTK 191: İşlemi Bozmadan Bedele İtiraz İçin İki Ay
191. madde Türk yeniden yapılandırma hukukunun bedel denetimi davasıdır. Birleşmede, bölünmede ve tür değiştirmede ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının gereğince korunmamış veya ayrılma karşılığının uygun belirlenmemiş olması hâlinde her ortak, birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde, işleme katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden uygun bir denkleştirme akçesi saptanmasını isteyebilir.
Maddenin her iki taraf için strateji belirleyen dört özelliği vardır. Birincisi, birleşme sözleşmesindeki denkleştirme ödemesini tahsis olunan payların gerçek değerinin onda biriyle sınırlayan 140/2. madde, mahkemece belirlenen denkleştirme akçesine uygulanmaz; mahkeme uygun gördüğü tutara hükmedebilir. İkincisi, ikinci fıkra uyarınca mahkeme kararı, davacıyla aynı hukuki durumda bulunmaları hâlinde işleme katılan şirketlerin tüm ortakları hakkında da hüküm doğurur; iyi hazırlanmış tek bir davacı bütün azınlık için bedeli yükseltebilir. Üçüncüsü, üçüncü fıkra uyarınca davanın giderleri devralan şirkete aittir; özel durumlar haklı gösterirse giderler kısmen veya tamamen davacıya yükletilebilir. Dördüncüsü ve çoğunluk için en önemlisi, dördüncü fıkra uyarınca dava birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının geçerliliğini etkilemez. İşlem kapanır; yalnızca para düzeltilir.
İki ay kısadır. Süre pay sahibinin fiilen öğrenmesinden değil Gazetedeki ilandan işler; ayrılma akçesine itiraz etmeyi düşünen azınlık, karar tescil edilmeden önce değerleme delilini hazırlamaya başlamış olmalıdır. Devralan şirket bakımından buna karşılık gelen disiplin, genel kuruldan önce savunulabilir bir değerleme yaptırmak ve yöntemi belgelemektir; çünkü o rapor herhangi bir 191. madde davasındaki ilk delil olacaktır.
8. Halka Açık Ortaklıklar, Strateji ve İki Taraf İçin Kontrol Listesi
Halka açık ortaklıklar başka bir kanuna tabidir. Sermaye Piyasası Kanunu'nun 27. maddesinin üçüncü fıkrası, TTK 208'in halka açık ortaklıklara uygulanmayacağını söyler. Bunun yerine 27/1, pay alım teklifi sonucunda veya birlikte hareket etmek de dâhil başka bir şekilde oy haklarının Kurulca belirlenen orana veya daha fazlasına ulaştığı pay sahiplerine, Kurulca belirlenen süre içinde azınlıkta kalan ortakların paylarının iptalini ve bunlar karşılığı çıkarılacak yeni payların kendilerine satılmasını ortaklıktan talep etme hakkı verir; satım bedeli 24. madde çerçevesinde belirlenir. 27/2 azınlığa adil bir bedelle satma hakkı tanır. Oran, süreler ve usul Kurul tebliğiyle belirlenir ve işlem tarihinde yürürlükteki metinden kontrol edilmelidir.
Hâkim şirket için. Pay defterinde kayıtlı kişinin hangi kişi olduğunu ve bir şirket olup olmadığını doğrulayın. %90 oranını dolaylı sahiplikler dâhil hem pay hem oy üzerinden hesaplayın; oy sayımını bozan imtiyazlı payları belirleyin. Azınlığın davranışı 208. maddeye uyuyorsa dava açmadan önce delil kaydını oluşturun. Uymuyorsa, devreden şirkette mevcut tüm oyların %90'ını ve savunulabilir bir gerçek değer tespitini gerektiren 141/2 ve 151/5 yoluyla ayrılma akçeli birleşmeyi düşünün. Her iki hâlde de bağlı şirket bakımından açık bir haklı sebepten yoksun topluluk işlemlerinden kaçının; çünkü bunlar azınlığa 202/2 davasını ve erteleyici teminatı verir.
Azınlık için. Her red oyunu tutanağa geçirtin ve yönetim kurulu kararlarına yazılı olarak itiraz edin; bu kayıt olmadan 202/2 davası kaybedilir. Karardan itibaren iki yıllık zamanaşımını ve Gazete ilanından itibaren 191. maddedeki iki aylık süreyi takvime işleyin. Çoğunluk %90'ın altındaysa veya sorun onun davranışıysa, mahkemenin fesih yerine gerçek değerle bedelli çıkışa karar verebildiği 531. maddeyi değerlendirin. Çoğunluğun sunduğu her değerlemeyi, Kanunun mahkemeye yeniden açma imkânı verdiği bir görüşmenin açılışı olarak görün.
Bu hükümleri birbirine bağlayan ortak çizgi şudur: Türk hukuku azınlığın bedelini titizlikle korur, çoğunluğa ise azınlığın varlığı üzerinde yalnızca koşullu bir güç tanır. Bir Türk şirketini son yüzde onun istenildiği an toplanabileceği varsayımıyla satın almayı planlayan yatırımcılar, bunun yerine burada anlatılan yollardan birini ve ona eşlik eden takvimi planlamalıdır.
Sıkça sorulan sorular
Türk hukukunda Almanya veya Birleşik Krallık'taki gibi %90 veya %95'te squeeze-out hakkı var mı?
Genel bir hak yok. TTK 208, bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının en az %90'ına doğrudan veya dolaylı olarak sahip hâkim şirkete azınlığın paylarını satın alma imkânı verir; ancak yalnızca azınlık şirketin çalışmasını engelliyor, dürüstlük kuralına aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca hareket ediyorsa. Eşiği aşmak tek başına hakkı doğurmaz; Sermaye Piyasası Kanunu 27/3 halka açık ortaklıkları hükmün kapsamından tümüyle çıkarır.
Gerçek kişi çoğunluk pay sahibi TTK 208'i kullanabilir mi?
208. maddenin lafzı hâkim şirkete atıf yapar; 195. madde de hâkimiyeti bir şirketin diğerini hâkimiyeti altında tutması üzerinden tanımlar. %90'ı kişisel olarak elinde tutan gerçek kişi bu lafza uymaz. Payları bir şirket üzerinden tutan yatırımcılar hükme dayanmadan önce pay defterinde gerçek kişinin değil şirketin kayıtlı olduğunu doğrulamalı ve somut yapı için hukuki görüş almalıdır.
TTK 208'e göre azınlık payları satın alınırken bedel nasıl belirlenir?
Payların borsa değeriyle; borsa değeri yoksa 202. maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde: en az borsa değeri, böyle bir değer bulunmuyorsa veya hakkaniyete uygun düşmüyorsa gerçek değer ya da genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek değer, mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınarak. Metin bir kontrol primi öngörmez ve azınlık iskontosuna izin vermez.
Azınlık pay sahibi çoğunluğu paylarını satın almaya zorlayabilir mi?
Belirli durumlarda evet. TTK 202/2 uyarınca hâkimiyetin uygulanmasıyla gerçekleştirilen ve açıkça anlaşılabilir haklı sebebi bulunmayan birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması veya önemli esas sözleşme değişikliğine red oyu verip tutanağa geçirten pay sahibi, mahkemeden hâkim teşebbüsün zararı tazmin etmesini veya payları satın almasını isteyebilir; dava karardan itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. TTK 531 uyarınca sermayenin en az %10'unu temsil eden pay sahipleri haklı sebeple fesih isteyebilir; mahkeme fesih yerine paylarının gerçek değerinin ödenip şirketten çıkarılmalarına karar verebilir.
Birleşme, azınlığa nakit ödeyip çıkarmak için kullanılabilir mi?
Evet, sınırlar içinde. TTK 141/2 birleşme sözleşmesinde yalnızca payların gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesinin öngörülmesine izin verir; ancak TTK 151/5 bu sözleşmenin devreden sermaye şirketinde mevcut oy haklarının %90'ının olumlu oyuyla onaylanmasını şart koşar. Bunun ardından her ortak, Ticaret Sicili Gazetesindeki ilandan itibaren iki ay içinde TTK 191 uyarınca mahkemeden uygun bir denkleştirme akçesi belirlenmesini isteyebilir; birleşme bağlı şirket bakımından açık bir haklı sebepten yoksunsa red oyu veren pay sahibi 202/2 davasını açabilir.
Bir pay sahibi TTK 191 uyarınca ayrılma akçesine itiraz ederse ne olur?
İşleme katılan şirketlerden birinin merkezindeki asliye ticaret mahkemesi uygun bir denkleştirme akçesi belirler; 140/2'deki %10 sınırı buna uygulanmaz. Karar aynı hukuki durumdaki tüm ortaklar hakkında da hüküm doğurur, giderler özel durumlar aksini haklı göstermedikçe devralan şirkete aittir ve dava birleşme, bölünme veya tür değiştirmenin geçerliliğini etkilemez. Dava, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilandan itibaren iki ay içinde açılmalıdır.